7 Şubat 2012 Salı

Allah’ın Rahmetinden Ümit Kesmeyin


De ki: Ey benlikleri aleyhine sınırı aşan/aşırı giden
kullarım. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin.39 Zümer Suresi Ayet 53

Yüce Allah rahmeti gereği kullarını affetmek istemekte ve
hatalarından pişmanlık duyarak affedilmeyi uman kullarına
her defasında fırsatlar sunmaktadır. Yüce Allah eşsiz isimlerinin
birer tecellisi olarak Afüvv yani affeden, hata ve günahları
bağışlayandır. Gâfur yani sürekli bir biçimde günahları
affedendir. Halîmdir; davranışlarında yumuşak ve şefkatlidir.
Rahman ve Rahîmdir; rahmet ve merhameti sınırsız olan, bağışlayan,
esirgeyendir. Raûftur; acıma, şefkat ve esirgemesi
sınırsız olandır. Tevvâbtır; tövbeleri çok kabul eden ve tövbe
nasip edendir. Görüldüğü gibi yüce Allah’ın rahmetinden ümit
kesmek için bir neden bulunmamaktadır. Ayetler: “Allah, kendisine
ortak koşulmasını affetmez ama bunun dışında kalanı/
bundan az olanı dilediği kişi için affeder. Allah’a ortak
koşan, dönüşü olmayan bir sapıklığa dalıp gitmiştir.”
(4/116) diye buyrulmakta ve Allah’ın, şirk yani kendisine ortak
koşulması dışındaki tüm günahları bağışlayabileceği müjdelenmektedir.

Şüphesiz rahmet kapısının alabildiğine açık
olması hatalarından pişmanlık duyan kullara fırsat verilmesi
içindir. Ancak kulun buna güvenerek hayatını Allah’ın emirleri
dışında geçirmesi ve sonunda da affedilmeyi umması iki
yüzlülükten başka bir şey olmayacaktır. Ayetlerde: “O yaman
aldatıcı, o çok gururlu, sakın sizi Allah ile (Allah’ın rahmeti
ile) aldatmasın.” (35/5) diye buyrulmakta ve nasıl olsa
Allah affeder düşüncesinin şeytani planın bir parçası olduğu
bildirilmektedir.

Bununla birlikte kimsenin hatalarından pişman
olup hal ve hareketlerini düzeltmeye fırsat bulacak kadar
yaşayacağı garanti değildir. Günah ve çirkinliğin içindeyken
ölebilir kişi. Ya da tüm gençliğini hatalar ile geçirdikten sonra
yaşlılığında fark edebilir bir takım gerçekleri. Yüce Allah bu
kullarını affetse bile kul hayatı boyunca Allah’ın emirlerinin
dışında bir yaşam sürmenin ve yaşarken alınacak sevap ve hayırlardan
mahrum olmanın mahcubiyet ve yoksunluğu içinde
Allah’ın huzuruna geldiğinde derin bir pişmanlık duyacaktır.
Kula düşen Allah’ın rahmetini fırsat bilip bile bile hata ve günaha
saplanmak değil her ne durumda olursa olsun Allah’ın
rahmetinden ümit kesmemek ve Allah’a yaklaşmak için vesileler
aramaktır. Şüphesiz hüküm yalnız Allah’ındır ve din günü
Allah kulları arasında dilediği şekilde hükmedecektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder