16 Şubat 2012 Perşembe

Bir soru sorulunca SON NEBİ ne yapardı ?

NEBİ DİN ADINA SADECE VAHYEDİLEN İLE KONUŞUR VE SORULAN SORULARA O ŞEKİLDE CEVAP VERİR. FAZLA SORU SORULMASIDA RABBİMİZ TARAFINDAN YASAKLANMIŞTIR.

Mâide /101 : Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur’an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (Halbuki) Allah onları bağışlamıştır. Allah çok bağışlayandır, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

Kehf / 27 : Rabbinin kitabından sana vahy olunanı ilet! Onun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. Ve O'ndan başka bir sığınılacak da bulamazsın.

Nebinin görevi sadece kendisine gelen ayetleri insanlara iletmesidir. İlk başlarda insanlar din ile alakalı çok soru soruyorlardı. Maide / 101 ayet ile soru sorulması kısıtlandırılmıştır. Soru sorulduğunda ise Nebi bekliyor ve gelen ayetler ile soruları cevaplıyordu.
 
Dikkat edersek bazı ayetler:

-Sana, hilalleri soruyorlar. De ki:…… (Bakara(*) Sûresinin 189 . Ayetinde)

-Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki:……( Bakara(*) Sûresinin 215 . Ayetinde)

-Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki:……( Bakara(*) Sûresinin 217 . Ayetinde)

-Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki:…( Bakara(*) Sûresinin 219 . Ayetinde)

-Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki:… (Bakara(*) Sûresinin 220 . Ayetinde) (Dikkat edilirse bakara 219-220. ayetler sahabenin iki soru sorması ile sonrası Allah’tan gelen tek seferde gelmiş ayetlerdir.)

-Sana, kendilerine nelerin helâl kılındığını soruyorlar. De ki: ….( Mâide(*) Sûresinin 4 . Ayetinde)

-Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki:…….. (A’râf Sûresinin 187 . Ayetinde)

-Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki:….. (Enfâl(*) Sûresinin 1 . Ayetinde)

-“O (azap) gerçek midir?” diye senden haber soruyorlar. De ki:…… (Yûnus Sûresinin 53 . Ayetinde)

-Ve sana ruh hakkında soru soruyorlar. De ki: …. ( İsrâ Sûresinin 85 . Ayetinde )

-Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki:…..( Kehf Sûresinin 83 . Ayetinde)

-Sana dağların (kıyamet günündeki) halini soruyorlar. De ki:….( Tâ-Hâ Sûresinin 105 . Ayetinde)

-İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar. De ki:….( Ahzâb(*) Sûresinin 63 . Ayetinde)

-Birbirlerine neyi soruyorlar?( Nebe’ Sûresinin 1 . Ayetinde)

-Sana, kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.( Nâzi’ât Sûresinin 42 . Ayetinde)

De ki:………………, Onlara de ki………….., sen onlara de ki….. ’ diye okuduğumuz bütün ayetler sorulan soru sonrası nebinin bize ilettiği ayetler sorulan soruya Allah’ın cevabıdır. Kuranda bir çok ayet pasajları böyle başlamaktadır.

KISACASI NEBİ VAHY DIŞINDA DİN HAKKINDA KONUŞMAMAKTADIR.

Enbiya / 45: - De ki: "Ben sizi ancak vahiyle uyarıyorum." Uyarıldıkları zaman sağırlar çağrıya kulak vermezler.

En’am / 19 : De ki: “Tanıklık bakımından hangi şey daha büyüktür?” De ki: “Benimle sizin aranızda Allah tanıktır. Ve bana bu Kur'an, sizi ve ulaştığı herkesi kendisiyle uyarayım diye vahyolundu. Allah’la beraber gerçekten başka ilâhlar olduğuna siz gerçekten tanıklık eder misiniz?” De ki: “Ben etmem.” De ki: “O, ancak ve ancak bir tek ilâhtır ve kesinlikle ben, sizin ortak tuttuğunuz şeylerden uzağım.”

Rad / 30 :İşte böyle, seni, onlar Rahmân'ı inkâr edip duruyorlarken, onlara sana vahyettiklerimizi okuyasın diye kendilerinden önce nice ümmetler gelip geçmiş olan bir ümmet içinde elçi yaptık. De ki: “O [Rahmân], benim Rabbimdir, O'ndan başka ilâh diye bir şey yoktur. Ben yalnızca O'na tevekkül ettim, dönüşüm de yalnızca O'nadır.”

Yunus / 15 :Onlara ayetlerimiz açık açık okununca, bizimle karşılaşmayı ummayanlar “Bize bundan başka bir Kuran getir veya bunu değiştir.” dediler. De ki “Onu kendiliğimden değiştirmem benim için söz konusu olamaz. Ben sadece vahyolunana uyuyorum.” (bu ayette geçen “başka bir kuran getir veya bunu değiştir” diyenler nebi sonrası bu dine neler yaptıklarını bir düşünün ve onların hevalarını bu bozulmuş dinde görmüyor muyuz?)

Maide / 49: Sen yine aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet, onların hevâlarına uyma. Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni fitnelendirmelerinden [vaz geçirmelerinden] sakın. Artık sırt çevirirlerse, artık bil ki şüphesiz Allah, bir kısım günahları sebebiyle onları musibete uğratmak istiyor. Ve şüphesiz insanlardan pek çoğu kesinlikle fâsık kimselerdir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder