1 Şubat 2012 Çarşamba

DİNİN AMAÇLARI VE EŞİTLEYİCİ ARAÇLARI

 ANA SAYFA É

Bir soruyu veya sorunu çözmek istiyorsanız, önce O soruyu ve sorunu iyi anlamanız gerekir. Bir yıl boyunca sınava çok iyi bir şekilde hazırlanan bir öğrenci, sınav esnasında soruyu yanlış anlar ise, çok iyi bildiği konun sorusunu YANLIŞ cevaplayacaktır. Konuyu çok iyi bilmektedir, ama amacı olan SORUYU DOĞRU CEVAPLAMAYA muvaffak olamayacaktır. Sınavın amacı, soruyu doğru cevaplamak, aracı ise bir yıl boyunca dersine  çalışmaktır.
Dinde, aynı şekilde, bu verdiğimiz örneğe benzer. Dinin amaçları ile araçları karıştırılırsa, din günü hesabımız umduğumuz gibi olmayabilir. Bu hassas dengede şeytanın faktörü unutulmamalıdır. Zira şeytan, insanı doğru yolda olduğu, Allah’ın affı ile kurtulacağı ile kandırır.
Bu süreç anında Şeytan, araçları kutsallaştırır ve amaçları unutturur.
Dinin Amaçları:
---- FAKİRLE ZENGİNİ EŞİTLEMEK, namazla aynı yere secde, oruçla aynı duyguyu tatma, sadaka, zekat ile aynı seviyeye gelme…. Her ibadetin amacı eşitlik ve malla ilgili. “””Siz malı çok seviyorsunuz””diyen rabbin eğitimi…
--- YALAN söylememek, Doğruyu haykırmak,
---- Hakkı gözetmek , ADALETLİ olmak,
--- Her insan için EŞİTLİK (Kast sistemi gibi sınıflı yapı olmadan), kardeşlik, özgürlük,
--- Yetimi, yoksulu, işçiyi korumak, mazlumun yanında olmak, zayıfı güçlüye ezdirmemek, Yetimi, öksüzü, miskini, yolda kalmışı gözetmek, yiyeceğini açla paylaşmak, barınaksız yoksulları eve almak, çıplak gördüğünü giydirmek
--- Faiz, HAKSIZ KAZANÇ, sülük gibi insanların üzerinden geçinmek gibi sömürüleri kaldırmak, yolsuzluk yapmamak ve yapana da izin vermemek, ülke kaynaklarını zenginler arasında dönüp dolanan bir tahakküm aracı olmaktan çıkarmak, hakça dağıtmak, eşitçe bölüştürmek, ‘ortak iyiyi’ iktidar yapmak…
Dinin Araçları:
--- Namaz: Asıl amacı, kardeşliği pekiştirip, yetimi öksüzü gözetlemek, halk içinde sıkıntısı olanın sorununu çözmek. Ülke sıkıntısı için gerekenleri karara bağlayıp (GA-ZA-YE : Nisa:103, Cuma:10) sonrada alınan kararı, gönlü tatmin olmuş şekilde, yerine getirmek, ayaklandırmak (İ-KA-ME)… 
Amaç unutulunca Araç kutsallaştırılır. Kehf suresindeki Ashab-ı Rakim (rakamlarla uğraşanlar) gibi 3, 5, 7 ile uğraşıp, Kaç rekat, kaç defa, sarıklı ol-olma, eli her rekatta kaldır indir… Bunlar kutsanır ve gözetilir. Eksik görüldümü bir tartışma çıkar ki…….
Sonuçta Kutsanan namaz da şunlardan ibaret olacaktır;, şekilsellik(EL ÇIRPMAK) ve kuru kuru ne dediğini anlamadan tekrarlamak, (ISLIK ÇALMAK, BAĞIRIP ÇAĞIRMAK)
İSLAM’DAN DA BİR ÖRNEK VERELİM. Peygamberimiz namazdan sonra cemaate döner ve BİR DERDİ OLAN VAR MI YOK MU SORARDI. Derdi olan söyler, olan olmayana verir, bölüşülür, paylaşılır, kaynaşılırdı.  Bu gelenek devam ederek Emeviler dönemine gelindi. İmamlar bu ‘sünneti’ sürdürerek cemaate sormaya devam edince şikayetler yükselmeye başladı. Bundan rahatsız olan Emevi ‘şark kurnazlığı’ çareyi şöyle buldu. Dediler ki imamın cemaate dönünce ‘zikir’ yaptırması sünnettir. Peygamberimiz buyurmuştur ki ‘Her namazdan sonra kim 33 kez Sübhaneallah, 33 kez Elhamdülillah, 33 kez Allahuekber derse…”
Ve cemaate dönen imam sustu, susuş o susuş, gidin bir camiye hala öyle.
****
--- Oruç:  Aç kalarak miskini doyurmak, onun hali ile hemhal olmak, Galiba Kuranın, Ramazan ayında indiriliş amacı, İnsanlar arası eşitlik kurgusunu tattırmak ve bütün bir yıla yayabilmek, Kur’an’a açların ve yoksulların gözüyle bakabilmek..
Yoksulu doyurmak;Kur’an ‘doyurulması gerekenler’ ile‘Allah’ın yüzü’ (vechillah) arasında neden ilişki kuruyor? (İnsan; 76/9) Sonra “Sizden beni doyurmanızı istemiyorum, sizden rızık da istemiyorum” (Zariyat: 51/57)
Artık Ramazan, bir festival.İftar,  zenginlerin davet ve şatafat gösterisi.Sahurun anlamı yok.Ramazan gelince ‘din pazarı’ açılıyor. Ekranlar Ramazan meddahlarından, kıssacılardan, hurafecilerden geçilmez oluyor.Allah’ın bizim sırf aç kalmamızı istediğini, ondan ‘hoşnut’ olduğunu sanıyorlar.
Çünkü ORUÇTA açlık günlerinde korkuya ve çaresizliğe gerek yoktur. Hep beraber aç kalır, hep beraber de iftar ederiz. OLAN OLMAYANA VERİR, PAYLAŞIR, BÖLÜŞÜRÜZ. Bu durumda şeytanlar hangi korkudan beslenecek, hangi çaresizlikten nemalanacaktır? Neyi istismar edecek, hangi muhtacı borç ve faiz ağına düşürebilecektir?
 ****
--- Hac,Zekat,Kurban: Bu ibadetlerin amacıda paylaşmak ve eşitlenmektir. Hac, Küresel bir dengenin ve güç gösterisinin, Zekat, Devletsel bir toplanma ve para gücünün,  Kurban paylaşarak kaynaşmanın aracıdır. Amacı ise şu ayet daha iyi açıklar:“Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat O’na sizin takvanız ulaşır.” (Hacc; 22/37).
Bu bütün ibadetler için geçerlidir diyebiliriz… Namazın şekilselliği, Orucun açlığı, Zekatın maliyeti ve gösterisi, kurbanın eti Allah-a ulaşmaz.
Toplumuzun amacı değil aracı kutsallaştır; Açlarla beraber olmayı değil; orucun kendisini… Zülme ve sömürüye ‘kıyam’ etmeyi, zenginin önünde eğilmemeyi, hayatta kimseye ‘secde’ etmemeyi değil; namazın kendisini… Halka karışmayı, eşitlenmeyi değil; tavafın kendisini… Yakınlaşmayı, kaynaşmayı değil; kurbanın kendisini… Domuzlaşmamayı, yiyicilik yapmamayı değil; domuz etinin kendisini…
GALİBA İNSANLAR AŞAĞIDA YAPTIKLARINI YAPMAKLA KURTULACAKLARINI SANIYORLAR..
Sırf ‘bir’ ay  aç kalmada maharet var sanıyorlar.
Sadece ‘beş’ kez eğilip kalkmanın meziyet olduğunu sanıyorlar.
Kabe’nin etrafını ‘yedi’ defa dönmenin yeteceğini sanıyorlar.
Hayvan boğazlamanın, Danaya yedi kişi girmeyi, her yanı kan gölüne çevirmenin ‘din kuralı’ olduğunu sanıyorlar.
Saçının tek telini göstermezsen, domuz etini zinhar yemezsen en çok takva sahibi ve en iyi dindar oluyorsun.
Bu insanlara, dindar değil DİNİ-DAR denir galiba. İmtihanın amacını bilmeden, aracını yapmanın yeteceğini sanırlar. İMTİHANI KAYBEDECEKLERİNİN FARKINDA DEĞİLLER.
Çünkü soruyu ve sorunu anlamıyorlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder