16 Şubat 2012 Perşembe

KISSALAR: Hz. Yusuf’un Gömleği ve Babasının Gözleri


       Klasik eserlerde nakledildiğine göre: Yusuf (a.s.) Mısır’da bakanlık makamına geçtiğinde, gömleğini babasına gönderir.

        Gömlek daha yolda iken saba rüzgârı Rabb’ından izin alıp kafileden önce Yusuf’un kokusunu babasına müjdeler. Daha sonra da gömleğe bizzat kavuşan baba, onu yüzüne sürer ve oğlu için ağlamaktan kör olan gözleri açılır.

        Bu eserlere bakılırsa; babanın ağlamaktan gözlerinin kör olduğu ve Yusuf’un gömleğini yüzüne sürünce görmeye başladığı Kur’ân’ın üslubundan anlaşılmaktadır.

        Oysa bunlar sarih değildir. Kur’ân’ın, babanın çok ağladığını tasvir ederken sadece “Gözleri aklaştı” demesinden “körleşti” anlamı çıkarılamaz. Bu, olsa olsa çok ağlamaktan, görme kuvvetinin zayıflamasından kinaye olabilir. Nitekim gerçek körlüğü ifade eden “a-m-y” kökü bile, Kur’ân’da sözün akışına göre mecaz olarak basiretsizliği ifade etmektedir.

        Babanın: “Yusuf’un kokusunu buluyorum” sözünün de rüzgârla taşınabilecek fiziki bir koku algısı ifade ettiği düşünülemez.

       Çünkü rivayetlerde tasrih edilen sekiz-on günlük mesafe bunu imkânsız kılar. Öte yandan “Koku bulmak” da bağlamına göre, güçlü tahminlerle bilinmesi, olması yaklaşan bir işin emarelerinin alınması için kullanılan bir deyimdir.   Baba, oğlunun hayatta olduğunu yahut gömleğinin yola çıktığı bilgisini, ilham veya vahiyle (2)  almış olabilir. Nitekim kıssanın anlatıldığı bölümde buna açıkça işaret edilmektedir:

“Dememiş miydim ben bilmediklerinizi Allah’tan bilirim…”

         Babanın gözlerinin görür hale geldiği şeklindeki yoruma ise, Kur’ân’da Hz. Yusuf’un ağzından nakledilen “Ye’ti basiran” sözünden ulaşılır. Oysa bu ifadenin açılımı, “ye’ti ileyye ve huve basîr” şeklindedir. Bu da, “Gömleği babama ulaştırın ki görerek bana gele” demek olur. Yani “gele” fiilinin öznesi babadır. “Görerek” sözcüğü de, gözün görmesini değil, öznenin gelişini nitelemektedir. Hz. Yusuf’un devamla söylediği “Ailenizi de bana getirin” sözü bu anlamı doğrulamaktadır. Nitekim gömlek babanın teveccühüne ulaştırılınca, hemen döndüğü ifade edilmiştir. 

          Ne var ki bazı tefsirlerde, konuyu mucizeleştirme çabasıyla; döndü anlamındaki “irtedde” fiili, yardımcı fiil sayılarak “dönüştü” anlamı verilmiş ve “basîran” kelimesi de ona haber yapılmıştır. Oysa “irtedde” fiili Kur’ân’da hep tam fiil olarak ve hem de “döndü” anlamında kullanılmıştır. Buradaki kullanımda fiilin öznesi, yukarıdaki gibi babadır. Bir kez daha tekrarlanan “basîran” kelimesi ise önceki ayette olduğu gibi yine öznenin dönüş durumunu bildirmektedir.

      Kısaca, Kur’ân’ın bu ifadelerinin; Yusuf’un babasının gözlerinin kör olmasıyla, oğlunun kokusunu günlerce mesafeden koklamasıyla ve Yusuf’un gömleğinin kör gözleri açmasıyla bir alakası yoktur. Kaldı ki kıssanın bağlamında, böyle bir manaya delalet etmesinin hikmeti de anlaşılabilir değildir.

         Aksine Kur’ân, Hz. Yakub’un kuyuya atılan oğlunun yokluğunda çok ağladığını ama hiçbir zaman ondan umut kesmediğini, gömleğini alıp hayatta bulunduğunu öğrenince de buluşmak için ailesiyle birlikte bilerek yola çıktığını dile getirmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder