12 Şubat 2012 Pazar

İSLAM'ın ÖZÜNE DÖNÜŞÜ

    
     Hz.Muhammed Peygamberin vefatından kısa süre sonra cahiliyye devrinin kabileciliğini ve putperestliğini hortlatan münafıklar, birçok müslümanı öldürmüşler ve Emevi'lerin başlattığı şeytani halifelikle birlikte islam'ın mesajını tahrif etmek ve onu ortacağ Cahiliye Atara kültürüne dönüştürmek için maaşlı dinadamlarını seferber etmişlerdir. 
       İslam dininin biricik kaynağı olan Kuran'ın anlaşılmaz, detaysız ve yetersiz olduğunu ileri süren müşrik dinadamları, yalnız Allah'a özgülenmesi gereken dini Allah + Peygamber + sahabe + tabiin + mezhep imamlari + mezhepte müctehitler + Eski alimler ve şeyhler + daha sonra gelen alimcikler ve şeyhciklerden oluşan bir anonim (şirk)etin ortaya koydugu bir beşerî din çorbası haline dönüştürdüler. (Lütfen şu sure ve ayetlere bakınız: 7:29; 9:31; 16:52; 39:2,11,14; 40:14,65; 42:21; 98:5). 
       Zamanımıza kadar etkileri süren bu felaketli dönemde Kuran'ın yeterli olmadığı inancı yaygınlaşmış ve ciltlerle hadis ve fıkıh kitapları uydurulmuştur. Bu "mişna"ları kabul etmeyenler sapık ve murted (dinden dönenler) olarak damgalanmışlar ve hatta işkenceler altında katledilmişlerdir. Ebu Hanife, hadis uydurukçularının gazabına uğrayan ve Emevi ve Abbasi zalimlerinin iskencehanelerinde çile çeken mazlumlardan sadece birisidir. Oldukca şiddetli bir devlet terörünün estiği o günlerde Kuran'a rağmen bambaşka dinler oluşturulmuştur. Kurandaki kavramların anlamını kaydırmak için seferber olunmuştur. Peygamberin okuma yazma bilmediği yalanından, onun insanların gözlerini kızgın çivilerle oyup çölde ölüme terkettiği iftirasına kadar... Taşla öldürme iftiralarından, Kuran'da nasih-mensuh ayetler bulunduğu şeklindeki melanete kadar... Aç bir keçinin yiyerek Kuran'dan çıkardığı taşlama ayetinden, halktan korktuğu için onu Kuran'a sokamayan hazrete kadar... Mezhepciliğin kutsanmasından, Şefaat mitolojilerine kadar... Hacerul esved denilen işaret taşının putlaştırılmasından, peygamber mezarının ziyaretinin faziletlerine kadar... Peygamberin 30 erkeğin cinsel gücüne sahip oluşundan, sahabenin kadınlarına koşarken orgazm oluşlarına kadar... Aişe annemizin 53 yaşındaki Peygamberle evlenirken 9 yaşında olduğu yalanndan, Peygamberin bir gecede 9 kadınla cinsel ilişkide bulunusuna kadar... Peygamberin Medine'de bir Yahudi tarafindan büyülendikten sonra haftalarca şaşkın dolaşmasından, açlıktan ötürü zırhını bir yahudinin yanına bir kaç kilo arpa karşılığında rehin bırakmış olarak ölmesine kadar... "Alim"lerin icmasının dini kaynak oluşundan, "sevadul azam" yani "büyük karaltı" masallarına kadar... Miracta Allah ile namaz pazarlığından, ayın mucizevi bir bicimde yarılıp bir parçasının Ali'nin bahçesine düşmesine kadar... Dinden dönenin öldürülmesinden, namaz kılmayanın dövülmesi veya öldürülmesi gerektigine kadar... Erkeklerin kadınlardan çok üstün oluşundan, hayızlı kadınların namaz kılmamaları  ve Kurana el sürmemelerine kadar... Kadınları eşekler ve köpeklerle aynı kategoride değerlendirmekten, cehennemi kadınlarla doldurmaya kadar...   Erkeklere altın ve ipeğin haram kılınışından, müziğin resmin ve santrancın haram edilişine kadar... Boşama haklarını gasbederek kadınları köleleştirmekten,  Haccı birkaç güne sıkıştırmaya kadar... Hayvanlarla ilgili yüzlerce haramlar uydurmaktan, Kureyş'in ağız zevkinin bu konuda dini ölçü kabul edilmesine kadar... Hilafetin Kureyş'in hakkı oluşundan, "la ilahe illallah" demedikce insanları öldürmenin gerekliliğine kadar... Sakal bırakmanın ve sarık sarmanın faziletinden, kabak sevmemenin peygambere hakaret sayılmasına kadar... Peygambere uymanın hadis kitaplarına uymakla eş anlamlı oluşundan, hadislerin ayetleri iptal edebilecegi küstahlığına kadar... 
       Profesyonel din adamları, insanlar Kuran'dan uzaklaştırmak için Kuran'ın zor, anlaşılmaz ve mücmel olduğu yalanını yüzyıllarca empoze ettiler. Kuran'ın anlaşılması için yüzlerce ciltlik rivayet kitaplarının didik didik edilmesi gerektiğine kananlar, Kuran'ı öğrenmeye vakit bulamadılar. Vakit bulanlar ise kafalarını binlerce hurafeyle doldurduklarından ve üstelik Kuran'ı bunlara muhtaç kabul ettiğinden onu anlama şansını baştan kaybettiler. Nitekim, Allah'ın korunmuş Kelamını korunmamış kul/beşer sözlerine/hadisleirne muhtaç görenler, Kuran'ın anlaşılmasının zor olduğunu iddia edip durdular. 
İlahiyatcıların İDDİALAR
Fıkıhcı Alimi, "Fıkıh ve fıkıh usulu, bilinmedikce Kuran anlaşılamaz, der.
İslam tarihi hocası ise, "İslam tarihi bilinmeden Kuran anlaşılamaz," der.
Tasavvufcuya göre; "Tasavvuf kavranmadıkça Kuran anlaşılamaz" der.
Hadis hocasına göre de, "Hadis ve hadis usulu bilinmeden Kuran anlaşılamaz" der.
  
       Hz.Muhammed rasulün (selam üzerine olsunAhiretteki  biricik Şikayeti/şahitliği  "Kavmin  ehaze ettikleri ellerinde tuttukları Kuran'dan uzaklaşması/hicret gibi terk ettiler demesi" hakkında olması çok ilginçtir (25/Furkan:30). Buna rağmen, son peygamberin halkı, daha hicri 1. yüzyılda hadis üretim fabrikaları kurmaya başladılar. Bu felaketli davranışın sonucunda Kuran'ı anlamaya verilen mesai alabildigine azaldı Bunun yerine binlerce çeliskiyi içeren ilkel rivayetler üzerinde ihtisaslaşma baş gösterdi. Rivayet kitaplarını değerlendirmede ortaya çıkan ihtilafları kurumlaştırıcı usul ve mezhep çalışmalarıyla bu Şeytani tuzak güçlendirilerek orijinal evrensel mesaj Arap, Fars,  Yahudi ve Hristiyan kültürlerinin karması bir din haline dönüştürüldü. 
       Peygambere yakıştırılan yalanların Hadis ve Sünnet adıyla anılacağını önceden bilen Rahman olan ALLAH, Hadis (söz) kelimesini ayetlerden baska bir söz icin kullandığında genellikle kötü bir anlamda kullanır (12:111; 31:6; 33:53; 45:6; 52:34; 66:3).  Sünnet (yasa) kelimesi de surekli "Allah'ın sünneti" olarak tanımlanır (33:38,62; 35:43; 40:85; 48:23). Dahası, Hadis ve Sünnet'in yanında uydurulan üçüncü öğreti olan İcma (toplu karar) kelimesi de Allah hariç kimin için kullanılmışsa olumsuz bir anlamla mahkum edilir (20:60; 70:18; 104:2; 3:173; 3:157; 10:58; 43:32; 26:38; 12:15; 10:71; 20:64; 17:88; 22:73; 54:45; 28:78; 7:48; 26:39; 26:56; 54:44...). 
         Kuran'ı yeterli görmeyen inkarcılar, Allah tarafından Kuran'ı anlamaktan menedilmişlerdir (17:45; 18:57). Çok ilginçtir ki, Kuran'ı kaynak olarak yeterli görmeyenler Kuran'ın anlaşılması ile ilgili ayetlerin bizzat kendilerini anlamamışlardır. Nitekim, 7:3; 17:46; 41:44; 56:79 ayetleri, "hem-tez-hem-kanıt" olan özgün bir dille kanıtı tezin içine gömen birer sanat eseridir. 
        Hemen hemen tüm Kuran ciltlerinin arka kapağında Arapça üç/3 ayet yer alır. Elinizdeki Kuran'a bakarsanız büyük olasılıkla 56:77-79 ayetlerinin yazıldığını göreceksiniz. Bütün Kuran'ın içinden neden bu ayetler icma ile seçiliyor merak ettiniz mi? Neden, ellinin üzerindeki isim-sıfatı arasından sadece bir kez burada ge.en "Kerim" (Serefli) seçiliyor? Neden Kuran için sıkça kullanilan Zikr (Mesaj), Hakim (Hikmetli), Mubin (Apaçık), Nur (Işık) gibi kelimeler değil de bir ayette geçen Kerim? Neden bu ayet? Neden örnegin, Kuran'ın anlaşılır bir kitap olduğunu üstüste dört kez vurgulayan ayet değil (54:17,22,32,40)? Veya neden 12:111; 15:1; 17:9; 17:88; 17:89; 30:58; 41:3; 55:2 . . . ayetlerinden biri değil? Mesajin "dirileri" uyarmak için gönderildiğini bildiren biricik ayeti içeren Ya-Sin suresini, inadına ölülere hasredenlerin niyetlerinden kuşkulanmaya hakkımız var (36:70). 
       Kuran'ın bilgisine sahip olanlarınız bu sorunun cevabını iyi bilirler: Müsrik din adamları, bu üç ayeti (56:77-79) icma ile anlamamışlar ve anlamadıkları biçimiyle onların halkın büyük çoğunluğunu Kuran'dan uzaklastırabileceğini düşünmüşlerdir. Nitekim onlar bu ayetlerin anlamını, abdestsiz olanların Kuran'a DOKUNMAMAları olarak çarpıtırlar. Hayızlı kadınları "pis" olarak değerlendirdiklerini de düşünürsek, anlamı icma ile çarpıtılmış bir ayeti en popüler ayet ve o ayette geçen Kerim kelimesini en populer sıfat haline getirmelerinin Şeytani bir melanetin ürünü olduğu anlaşılır. Kuran'ın bir cep kitabı, bir başucu kitabı olmasını engellemek, Kuran'ı rafa kaldırmak ve duvara çivilemek amacını güden plan ne yazık ki büyük oranda başarıya ulaşmıştır. Kuran, bir tren gibi, yüksek voltajlı bir trafo veya cin gibi çarpacak tehlikeli bir nesneye çevrilmiştir. Kuran, anlaşılması çok zor, dokunulması tehlikeli, ve ulaşılması imkansız "yüce" bir kitap olunca, hoşgelsin hadisler, sünnetler, mezhepler ve din ticareti yapan parazitler. 
         Günümüz "Müslümanlarının" bildigi ve uygulamaya çalıştığı İslam, yüzyıllar boyu, din adamlarının uydurdukları kurallarla öylesine bozulmuştur ki Hz.Muhammed'in bildirdiği islam diniyle ilgisi kalmamıştır. "Ulema" geçinen din adamları, o kadar çok şeriatlar, haramlar, çarsaflar, peçeler, gıdasal yasaklar, sakallar, sarıklar, istincalar, istibralar, misvaklar, sağ ayaklar, sol ayaklar, hadisler, sünnetler, şefaatler, hazretler, efendiler, kerametler, melanetler, evliyalar, şerifler, seyyitler, hırka-i şerifler, kıl-ı şerifler, takiyyeler, takkeler, tespihler, tekkeler, mezhepler, tarikatlar, satahatlar, muskalar, istihareler, hulleler, hileler, türbeler, nafileler, mekruhlar, menduplar, sevaplar, mustehaplar, fetvalar ve palavralar uydurmuşlardır ki İslam dinini Allah'ın doğadaki ayetleriyle çelisen, karmaşık ve yaşanmaz bir dine çevirmişlerdir. Müslüman halkların dünyanın bu kadar gerisinde kalmalarının en önemli sorumlulari bu müşrik dinadamları ve onları kullanan şimdinin politikacıları ile eskinin sultanlardır. 
        Maalesef, bugün müslümanlık iddiasında olanların büyük çoğunluğu, Hz.Muhammed peygamberin tebliğ ettiği din yerine onun baş düşmanları olan Ebu Leheb'in savunduğu şirk ve cehalet dinini izlemektedirler. Ne var ki Allah'ın verdiği söz gelmiş ve yüzyıllardır anlaşılmaz ve yetersiz diye damgalanarak köşeye atılan Kuran'ın mesaji karanlıkları dağıtmaya başlatmıştır. 
      Ördükleri örümcek ağlarının ve cehalet duvarlarıyla oluşturdukları karanlıklarinin dağılacağını hisseden profesyonel dinadamları ve onların kör izleyicileri büyük gürültüler koparabilir.
       Çırpınışları boşunadır. Zira, mesaj tüm aydınlığıyla artık dünyayı aydınlatıyor. Ne ülkelerin sınırları bunu engelleyebilir, ne despot yönetimlerin yargıçları ve yasaları, ne de engizisyon mantalitesine sahip olanların fetvaları. İslam'da Öze dönüş gerçekleşecek ve din sadece Allah'a has kılınacaktır. Allah'a Hamdolsun
Kuran, tüm Kuran, başka şey değil sadece Kuran. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder