29 Şubat 2012 Çarşamba

RESİM VE SURET YAPMA KONUSUNDA HADİSLER


 480- İbnu Abbasi (radıyallahu anhümâ)’ın anlattığına göre: “Kendisine bir adam gelip: “Ben ressamım, şu resimleri yaptım. Bana bu hususta fetva ver!” dedi. İbnu Abbas adama: “Bana yaklaş!” emretti, adam yaklaşınca: “Bana daha da yaklaş!” dedi. Adam yaklaştı. İbnu Abbas elini başının üzerine koydu ve: “Ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ı dinledim. Şöyle diyordu: “Bütün tasvirciler ateştedir. Allah ressamın yaptığı her bir resim için bir nefis koyar ve bu ona cehennem de azap verir.” İbnu Abbas devamla dedi ki: “İlla da resim yapacaksan ağaç yap, canı olmayan şeyin resmini yap.” (K.S. 2167 C.7 S.549-550 Akçağ, alıntıları: Buhari, Büyû 104;Müslim,Libâs 99,(2110); Nesâi, Zinet 112,(8,212,214). )

481- Ebû Ümame radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a bir kadın gelerek, kocasının gazvede olduğunu söyleyerek evine bir hurma ağacı resmini yapmak için izin istedi. Aleyhissalâtu vesselâm kadını men etti veya nefyetti.” (K.S. 7081 C.17 S.469 Akçağ, alıntısı: İbn-i Mace 3652. )

482- Hz. Âişe radıyallahu anhâ anlatıyor: “Ben bir sehve mi -yani odasının içindeki yüklüğümsü bir kısmını kastediyor- üzerinde resimler bulunan bir kumaşla örtmüştüm. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (eve) gelince onu söktü. Ben de ondan iki yastık yaptım. Ben Aleyhissalâtu vesselâm’ı bunlardan birine yaslanmış olarak gördüm.” (K.S. 7082 C.17 S.469 Akçağ, alıntısı: İbn-i Mace 3655. )

483-.......... Müminlerin anası Âişe (R) şöyle haber vermiştir: Kendisi, üstünde bir takım resimler bulunan küçük bir yastık, bir şilte satın almıştı. Resûlullah (S) bunu görünce kapının önünde dikildi de içeriye girmedi. (Âişe dedi ki:) Bu sırada ben O’nun yüzündeki istemezliği sezip tanıdım. Ve:
- Yâ Rasûlullah! Ben Allah’a ve Resûlü’ne tevbe ederim. Ben ne günâhı işledim ki? dedim.
- “Şu yastığın hâli nedir?” buyurdu.
Ben:
- Ben onu Sen üzerinde oturasın ve yaslanasın diye, Senin için satın aldım, dedim.
Rasûlullah:
- “Bu sûretlerin sâhipleri kıyâmet gününde muhakkak azâb edilirler. Ve bu kimselere: Sûret verdiğiniz bu mahlûkları diriltiniz, denilir”. Ve yine Rasûlullah: “İçinde sûret bulunan eve melekler girmez” buyurdu. (Buhâri, Kitâbu’l-Buyu Bab 40 H.67 C.4 S.1947 Ötüken. )

<482> no.lu örnekte, resimli yastık yapılabileceği tahdis edilmişken, <483> no.lu örnekte resimli yastık yapılamayacağının, böyle bir olayın günah olduğunun tahdis edilmesi bir çelişkidir.
 Ayrıca, İslam dininde günah hususunda ancak Allah’a tevbe edilir, Âişe’nin, Allah’a ve Resûlüne tevbe ederim dediğini rivayet etmeleri bir iftiradır.

Resim konusunda uydurmuş oldukları rivayetlerden topluca birkaç örnek verip, Kur’an ayetleriyle karşılaştırırsak, yalan rivayet uydurmakta ne kadar pervasızca davrandıkları açıkça anlaşılmış olur. Şöyle ki:

484- (Yine) İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm” buyurdular ki: “Kim resim yaparsa, Allah onu Kıyamet günü, yaptığı resim sebebiyle, onlara ruh üfleyinceye kadar azab eder. Hiçbir zaman da ruh üfleyici değildir.” (K.S. 2168 C.7 S.550 Akçağ, alıntıları: Buhari, Ta’bir 45, Tirmizi, Libâs 19,(1751); Nesai, Zinet 114,(8,215). )

485- Ebû Talha el-Ensâri (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Melekler içerisinde köpek ve timsaller bulunan eve girmezler.” (K.S. 2169 C.7 S.551 Akçağ, alıntıları: Buhari, Libâs 92,88, Bed’ü’l-Halk 6,14, Meğazi 11; Müslim, Libâs 102,(2606); Ebû Dâvud, Libâs 48,(4155); Tirmizi, Edeb 44,(2805); Nesâi, Zinet 112,(8,212,213); İbnu Mâce, Libâs 44,(3649). )

486-............. Bana Amr İbnu’l-Hâris, Sâlim’den; o da babası Abdullah ibn Umer’den tahdis etti; o şöyle demiştir: Cibril aleyhisselâm, Peygamber’in yanına inmeyi va’d etmişti (inmedi; Peygamber sebebini sordu.) Cibril: Biz melekler, içinde (canlı hayvana âid) sûret ve köpek bulunan eve girmeyiz, dedi. (Buhâri, Bed’i’l-Halk H.37 C.7 Bab.6 S.3040 Ötüken. )

487-.............. Bize Amr İbnu’l-Hâris haber verdi. Onu da Bukeyr ibnu’l-Eşecc tahdis etmiştir. Ona da Busr ibn Said tahdis etmiştir. Busr ibn Said’in beraberinde, Peygamber’in zevcesi Meymûne’nin himâyesinde bulunmuş olan Ubeydullah el-Havlâni bulunuyordu. Râvi dedi ki: İşte bu ikisine Zeyd ibn Hâlid tahdis etti. Ona da Ebû Talha şöyle tahdis etti: Peygamber (S): “Melekler, içinde sûret bulunan herhangi bir eve girmezler” buyurdu.
Sahâbi râvi Busr dedi ki: (Bu hadisi bana rivâyet ettikleri bir zamân sonra) Zeyd ibn Hâlid hastalandı. Biz de ona hasta ziyaretine gittik. Eve girdiğimizde içeride, üzerinde birtakım sûretler bulunan bir perde ile karşılaştık. Ben orada bulunan Ubeydullah el-Havlâni’ye:
- Bu Zeyd ibn Hâlid bize Peygamber’den tasvirler hakkındaki hadisi tahdis etmedi mi? (Şimdi bu resimli perde ne oluyor?) dedim.
Ubeydullah bana;
- Zeyd ibn Hâlid bu hadisi Ebû Talha’dan bize naklederken, sonunda “İllâ fi sevbin (= Elbisedeki nakış ve resim müstesnâdır)” demiştir; sen onu işitmedin mi? dedi.
Ben:
- Hayır işitmedim, dedim.
O da :
- Fakat sen o hadisi işittin, o bunu muhakkak zikretmiştir, dedi. (Buhâri, Kitâbu Bed’i’-Halk H.36 C.7 Bab.6 S.3039-3040 Ötüken. )

Görüldüğü gibi, canlı resmi yapmanın yaratılışı taklit olduğu, bu tür resim yapanların, yaptıkları resimlere ruh üflemeğe davet edilecekleri, dolayısıyla buna güç yetiremeyeceklerinden ebediyen cehennemde azab görecekleri, ayrıca içerisinde köpek ve resim bulunan eve meleklerin girmeyeceğini iddia etmelerine rağmen, canlı resminin elbise üzerinde olmasının günah olmadığını tahdis etmeleri açık bir çelişkidir. Zira konu eğer ki yaratılışı taklitse ve bu yasaksa, resim elbise üzerinde olmuş veya olmamış ne fark eder? İnsan ve Hayvan resmi yapmanın haram olduğunu tahdis etmenin yanında, bitki resimleri yapmanın serbest olduğunu tahdis etmeleri ilginç bir çelişkidir. Zira, yaratılış açısından türlerinin değişik olmasından başka bir fark yoktur.

İslam dininde canlı resmi yapmak yasak olmayıp, resmin müstehcen olması veya ona tapılması yasaktır. Bu konuda suçlu olan resim sanatı değil, insanların bozuk zihniyetidir, insanlar yalnız resimlere ve heykellere tapmıyorlar, örneğin: Yıldızlara ve Güneşe de tapıyorlar, o zaman tapmasınlar diye Yıldızları ve Güneşi yok etmek mi lazım bu mümkün değildir, aynaya veya ayna türü bazı şeylere bakmakta bir nevi resim yapmaktır, aynaya bakmayı sünnet kabul edenler aynada ki resimleri konusunda ne düşünüyorlar; Çağımızda, Televizyona çıkıp Kur’an okuyan kimse konusunda düşünceleri nedir.

Ayrıca, resimden daha ileri bir tasvir teması olan heykellerle ilgili olarak, Kur’an’dan örnek verecek olursam, resim konusundaki rivayetlerinin Kur’an’la uyuşmadığı açıkça anlaşılır. Daha öncede belirttiğim gibi, Süleyman peygambere, cinler heykeller yapıyorlardı ve bu şükredilmesi gereken güzel bir olay olarak Kur’an’da belirtilmiştir. Kur’an’dan mealen:

- Ona dilediği gibi kaleler, heykeller, havuzlar kadar (geniş) leğenler, sâbit kazanlar yaparlardı. “Ey Dâvud âilesi, şükredin!” kullarımdan şükreden azdır. 34/13

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder