8 Şubat 2012 Çarşamba

Sahte Din (MAUN ve HÜMEZE ayetleri)

 

 HUCURÂT suresi 16. ayet De ki: "Siz Allah'a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysaki Allah, gökte ne var, yerde ne var hepsini bilir. Allah her şeyi çok iyi bilmektedir."
Birileri Allah’a dinini öğretmeye çalışıyor…

ENFÂL suresi 35. ayet Onların o evdeki(عِندَ الْبَيْتِ) namazı; ıslık çalmak, el çırpmak/gerçek bilginin üzerini örtmek dışında bir şey değildir. O halde, inkâr etmekte olduğunuz için tadın azabı.

        İbadet ve şekillere bağımlı hale getirilen dinin mensupları için söylenen bu ayet, her şeyi açıklayıcıdır.

       Bir de içi boşaltılan ve yalanlarla çevrilen MAUN SURESİNE bakalım ;

Dini yalanlayanı gördün mü ? /Herkes muhakkak dindar olduğunu söyler, kimse dinsizim demez…Ancak, dindar olduğunu söylediği halde ‘’YETİM HAKKINA TECAVÜZ EDER’’. MİSKİN/FAKİR olanların rızıklanmasına mani olur/onları doyurmaz. VEYL/YAZIKLAR olsun o salatta olduğunu iddia edenlere ki; Onlar salatlarından yanılgıdadırlar/yaptıkları şeyden bihaberdirler.Ve bu tipler, tam riyakarlardır.Onlar kamu hakkına/en küçük yardımı yardıma/paylaşıma/infaka engel olanlardır. "bunu dindarlık kisvesinde yaparlar"

       Salat, salt biçimde ‘’namaz’’ demek değildir. Bakara suresinde, Salat tanımlanırken; ‘’İbrahim makamından bir salat yeri edinin’’ ibaresi kullanılır. Yani Salat, İbrahim gibi, Nemrut’un ateş gibi sisteminden korkmadan Nemrut’a/Kapitalistlere kafa tutmak demektir… Kelimeleri çarpıtıp Kuran’a kimse yalan söyletmesin! Çünkü yaşayan Kuran ortadadır…

        Bir de  HÜMEZE SURESİNE bakalım ;

Yazıklar olsun davranışlarıyla insanların kişiliklerini kıran, haysiyet ve namuslarını inciten, Sömürücülere!  O ki servet yığıp, mal biriktirir, parayı tedavülden çeker/kenz eder ve onlara odaklanır Ve zanneder ki, sahip oldukları kendisini ebedi kılacak, Hayır! Andolsun o hutameye atılacaktır. Bilirmisin sen nedir Hutame ?Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir o, ki gönüllere işler, O, onların üzerine kilitlenecektir.Uzatılmış sütunlar arasında…

      Hutame; aşırı çok yediği için cehenneme benzetilen kişi manasına gelmektedir.
Kapitalizme bağımlı olduğu için, sürekli mal biriktiren ve bu heves odaklı yaşayanların, hak yiyen, sömüren zorbaların eline düşeceği; muhakkak surette bu sistemin bu sonucu üreteceği bilgisidir.

      Yani; infak/paylaşım gerçeğine hizmet etmezseniz; muhakkak tekeller tarafından yutulacaksınız. Bu; Allah’ın vaadidir. Yeryüzündeki azaptır.

      İnsanların onurlarını, onları fakirleştirerek kıranlar(ki ayetler arasındaki ilişki incelendiğinde bu daha net açığa çıkacaktır. 1. Ayet onur kırma; 2. ayet mal biriktirme ile alakalı, dolayısı ile ana mesaj bu ikisinin birleşmesinden ortaya çıkmaktadır) buna rağmen insanları takva ve dindarlık maskesi ile kandıranlar, bağımlı oldukları sistemin olumsuzluğuna bizzat muhatap olacaklardır.

     Her sıkıştığında Kuran’ı kullanan bu hümeze’ler, bu sureyi dikkatli okusun. Çünkü bu onları deşifre eden bir gerçek…

DİNE KARŞI DİN

        Ali Şeriat hayati bir tespitte bulunuyor; ‘’Dine karşı din’’. Evet; yaşayan bir Kuran algısının ürünü olan bu muhteşem tespit bugün yine gözler önünde yaşanıyor.
Bir tarafta; fakirlerin, boyunduruk altındakilerin özgürlüğü için mücadele eden bir din. Öte tarafta köleleştiren ve algıları körelten bir din. Bu ikisi arasındaki temel çelişkiden bihaber bir kitle…

Bir kimse ile münasebet kurmadan evvel, sakın onun ibadet ve takvasına bakmayın. Onun para/ticaret ile olan münasebetine bakın…

        Altın ve gümüş biriktirmek sureti ile takva gösterisi yapanlar, Emperyalizm ile olan ilişkilerinden ötürü; dini salt bir yozlaşma sürecine tabi tutmuşlardır. Artık dinden bahsetmek için ehliyet aranıyorsa, ve bu salt bilgiler çarpık bir hurafe yığını ile yer değiştiriyorsa; ortada bir sorun var demektir.

 HUCURÂT suresi 16. ayet De ki: "Siz Allah'a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysaki Allah, gökte ne var, yerde ne var hepsini bilir. Allah her şeyi çok iyi bilmektedir."

CÂSİYE suresi 6. ayet İşte bunlar, Allah'ın ayetleridir ki, onları sana hak olarak okuyoruz. Hal böyle iken Allah'tan ve onun ayetlerinden sonra hangi hadise inanıyorlar?!
Puthanenin orta yerindeyiz, ya köklü bir değişim! Ya devasa bir yıkım…

İSRÂ suresi 16. ayet Biz bir ülkeyi/medeniyeti mahvetmek istediğimizde, onun servet ve nimetle şımarmış elebaşlarına emirler yöneltiriz/onları yöneticiler yaparız da onlar, orada bozuk gidişler sergilerler. Böylece o ülke/medeniyet aleyhine hüküm hak olur; biz de onun altını üstüne getiririz.

Ya çözüm ;
ENFÂL suresi 53. ayet Bu böyledir. Çünkü Allah bir topluma lütfettiği nimeti, o toplum birey olarak içlerindekini/birey olarak kendilerine ilişkin olanı değiştirmedikçe, değiştirmemiştir. Ve Allah, iyice işiten, gereğince bilendir.

Zihinlerde değişim başlamadıkça, hiçbirşey değişmeyecektir…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder