17 Şubat 2012 Cuma

SAVAŞTA MELEKLER

 ANA SAYFA É

          Allah tıpkı bal arısına vahy ettiği bibi savaş esnasında bizlerde bulunan Melekelere emrediyor ve bu Bizim melekelerimizi güçlü kılıyor. -Parmak uçlarının hassasiyetini ALLAH artırıyor. Attığımız zaman isabet oranlarımız artıyor yani inanmışlara sebat(nişanlarımız ve vuruşumuz tam isabet(sbt kök)).
ENFAL SURESİ'
11.            Hani O [Rabbiniz], yine Kendi katından bir güven olarak bir uyku sardırıyordu. Sizi kendisiyle temizlemek, şeytânın pisliğini/zararını sizden gidermek, yüreklerinize kuvvet vermek ve ayaklarınızı sağlam durdurmak için gökten üzerinize bir su indiriyordu.
12.            Ve hani, Rabbin meleklere vahyediyordu: “Şüphesiz Ben, sizinle beraberim, hadiyin inanmış kimselere sebat verin. Ben, küfretmiş kimselerin yüreğine korku salacağım, hemen boyunların üstüne vurun, onlardan tüm parmak uçlarına [eklemlerine] da!”

           Bu yardım nedeni ile oku silahın mermisini vb. atan ALLAH ve öldüren yine Rabbimiz oluyor.

ENFAL SURESİ'
17.            Artık, onları siz öldürmediniz, lâkin onları Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, lâkin Allah attı. Ve mü’minleri bundan güzel bir bela ile belâlandırmak [güzelce sınamak] içindi. Şüphesiz Allah, en iyi işitendir, en iyi bilendir.
18.            İşte! Şüphesiz Allah, kâfirlerin tuzağını zayıflatandır.


            Kafirlerin melekelerine de Allah vahy ediyor bu sefer onların parmak uçlarındaki güç gidiyor, korkuları artıyor ve boyunları üzeri hareket kabiliyetleri gidiyor.

Âl-i İmrân-123-127

Ve andolsun, sizler güçsüz iken, Allah, şükredesiniz diye size Bedir'de yardım etti. Öyleyse Allah'a takvâlı davranın. Hani sen inananlara, “Rabbinizin, indirilen/hulûl ettirilen üç bin melekle size yardım etmesi size yetmez mi?” diyordun. Eğer sabrederseniz ve takvâlı davranırsanız, evet (sizi Rabbiniz destekler). Ve eğer onlar, ansızın üzerinize gelseler, Rabbiniz size işaretlenmiş/eğiten/gönderilmiş beş bin melekle yardım eder. Ve Allah, bunu [yardımı] size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Ve bu yardım, sırf, O [Allah], küfretmiş olan kimselerden bir kısmının kökünü kessin yahut onları perişan etsin de kaybeden kimseler olarak dönüp gitsinler diye azîz ve hakîm Allah katındandır. 

       “Melek” kavramı hakkında doğru bilgi sahibi olmayan kimseler, melekleri savaşa sokmuşlardır.

TEKNİK DETAY

Darabe’nin olası “vurmak” fiiline örnek olarak gösterilebilecek birkaç ayetten biri de budur. Şimdi ayeti yakından inceleyelim.

fadribû fevka-l-a’nâki vadribû minhum kulle benân(in)
… Şimdi vurun boyunlarının üstüne. Vurun, onların bütün parmaklarına

Savaş sırasında kimse parmakları kesmekle uğraşmaz fakat buradaki emir bütün parmaklara vurulması gerektiği. Savaş sırasında bu emre nasıl uyulacak?
Sanırım çevirmenler bu ayette kime seslenildiği konusunda ayetin başında açıkça belirtilmiş olmasına rağmen kafaları karışmış durumdalar. Ayet melaiketi yani geleneksel çeviriye göre meleklere sesleniyor.

ملك fiilinin anlamlarına bakalım: sahip olmak; güç, otorite, hakimiyet sahibi olmak; hüküm sürmek

Aynı kökten olan malik, kral anlamına gelir. Melakut ise krallık. Melek ise geleneksel çeviriye göre melek… Peki nedir bu melek?  Allah’ın kontrolü altındaki güçler. Allah’ın değişmez fizik yasaları veya diğer güçler buna örnektir. O yüzden ikisi de “melekler” için benzer çevirileri kullanmışlar.

İż yûhî rabbuke ilâ-lmelâ-iketi ennî me’akum feśebbitû-lleżîne âmenû(c) seulkî fî kulûbi-lleżîne keferû-rru’be fadribû fevka-l-a’nâki vadribû minhum kulle benân(in)

Rabbin vahiy ettiği zaman * meleklere / güçlere ** “Sizinleyim, inananları destekleyin. İnkar edenlerin kalplerine korku / dehşet salacağım*** o yüzden onların boyunlarının üstüne vurun ve onların her parmağına vurun!

Dikkat edilirse bir dehşetten sonra kafirlerin boyunlarını ve her parmağını etkileyen bir olaydan bahsedilmekte. Bakın anksiyetenin (aşırı endişenin) insana yapabilecekleri:

Bu hastaların fiziksel belirtileri sempatik sinir sisteminin aşırı aktivitesi ve kas geriliminin yoğunlaşmasını sonucu ortaya çıkar. Gastrointestinal sistem belirtileri olarak ağız kuruması, yutkunma zorluğu, epigastriumda hassasiyet, hava yutmaya bağlı geğirme, bağırsak hareketlerinde artma veya azalma oluşabilir. Solunum sisteminde; göğüste daralma hissi, nefes almada zorlanma, ve aşırı nefes alıp verme meydana gelebilir. Kalp damar sisteminde; çarpıntı, kalp üzerinde ağrı veya huzursuzluk hissi, boyunda ve muhtelif bölgelerde kalp atımlarının hissedilmesi görülebilir. (http://www.genbilim.com/content/view/3601/38/)

Görüldüğü gibi ayette herhangi bir fiziksel darbeden bahsedilmemekte, tamamen mecaz bir anlatım geçmektedir. Bu nedenle bu ayetten de “ortaya koymak, çıkarmak” anlamı çıkarılabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder