6 Mart 2012 Salı

DİNDE BÖLÜNME 2 (denk tutma)


 Enam 150 ayetinde şer anlamda hizipçi ve tefrikacıları kınayarak ayetin sonu şöyle biter.”…Ayetlerimizi yalanlayanlarla, ahirete inanmayanların keyiflerinin ardınca gitme. Onlar kendi Rablerine başkalarını denk tutuyor” . İşte tek vahiye uyup, tevhid ve vahdet ehli olmaya kesin olarak karar vermeleri gerekirken böyle yapmayanlar; kendilerine Bu Kuran/haza'l Kuran  dışında tabi olunacaklar ihdas edenler, ilmin kendisi yani alim olan Allah yerine bir beşer olan nebiyi, şeyhini, Din adamlarını  rabler/erbablar edinmişlerdir.(Bkz: nebileri rabler edinmeyin ayeti" Ali İmran 80) İşin kötüsü ise insanlar için helal ve haram koymak sadece âlemlerin rabbi olan Allah’ın yetkisi dâhilinde olduğu halde, bu edindikjleri rableri kendileri haram ve helali genişletip daraltmaktadırlar. Münafıkların küçükleri de bunlara tabi olarak nefislerinin hevasını din edinmişlerdir. Allah kendi yolunu tanımlamaya devam eder ki, bu yol tek ve patika olmayan doğru yoldur. O tek ve haktır. Diğer tarikler boş ve batıldır. Şimdi bu cümleden olmak üzere Enam–151 ayeti verelim.
“De ki: geliniz size rabbiniz neleri haram kıldı okuyayım: ona hiç bir şey'i şerik koşmayın. Babanıza ananıza iyilikten ayrılmayın, yoksulluk yüzünden evlâdınızı öldürmeyin. Sizin de onların da rızkınızı biz veririz, fevahışe: açığına da, gizlisine de yanaşmayın, Allahın muhterem kıldığı nefsi haksız öldürmeyin, işittiniz a, işte size o bunları ferman buyurdu, gerektir ki aklınız erer”(Enam–151)
Bu da bize gösteri ki, vahiy ve akletme yetisine, ikisine birden ilmi mürşit edinmek diyebiliriz. Bunlar  Rahmanın öğrettiği içinde hiç eksik bulunmayan kitaba hadisleri, alimleri eş koşmayarak Allah’ı şirksiz rab edinenlerdir. Müstakil yol budur. Yine bu yolun tanım ve tarifi yapıldıktan sora bunun tek ve hak doğru yol olduğu Enam–153 ayette vurgulanır.
“Ve yetim malına yaklaşmayın. Ancak rüştüne erinceye kadar en güzel suretle başka. Ölçeği tartıyı tam ve denk tutun. Bir nefse ancak vüs'ünü teklif ederiz. Söz sahibi olduğunuz vakit de hep adaleti gözetin velevse hısım olsun. Allahın ahdını yerine getirin, işittiniz a işte size o bunları ferman buyurdu, gerektir ki düşünür tutarsınız”(Enam–152)
            Allah’ın hak dininde eşitlik ve denklik değişmez ilkedir. Bu cümleden olmak üzere, gerek yönetimde ve gerekse yargıda söz sahibi olduğunuzda ve gerekse hakem olarak bir şey önünüze getirilip de iki kişi veya iki taife arsında hükmetme yetkisi size verilmişse veya taraflardan hangisinin doğru söylediği sorulduğunda size sıhriyet ve kan bağıyla bağlı olanlar bile söz konusu olsa objektif olmayı terk etmeyeceğiz.
“Benim dosdoğru yolum budur; onu izleyin! Başka yolları izlemeyin ki, bu yollar sizi O’nun yolundan ayırıp fırkalara bölmesin. Sakınıp korunasınız diye O size bunu önermiştir.” (Enam 153)
“Dinlerini parça parça edip fırkalara, hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır. Allah onlara, yapıp ettiklerini haber verecektir.” (Enam–159)
 Dinde fırkacılık edenlerin, din ve peygamber hakkında sloganları ne olursa olsun, gerçekte Muhammed(a.s) ile aralarında bir iman ve sadakat bağı olduğu düşünülemez. Bunlar ya kendi kendilerini aldatan basireti bağlanmış gafillerdir yahut da din ve peygamber sloganlarıyla dünyalık menfaat ve saltanat devşiren ikiyüzlülerdir. Enam 159. ayetin bunun dışında bir mesaj taşıdığını söylemek mümkün değildir. Tefrika denilen gaflet, dalalet dehşet ve felaketinden uzak kalmanın yolu-yöntemi de gösterilmiştir. Hep birlikte ve sadece Allah’ın ipine yapışmak.  Fırkalara son vermek. Bu kurtuluş reçetesini veren Ali İmran 103. ayet “Allah’ın ipi” ve “teferruk” sözcüklerini kullanmıştır. Buyruk şudur: Allah’ın ipine sarılın, fırkalara bölünmeye son verin. İşte bu yol her alanda bütünlük ve birlikten yana olmaktır. Dünyevi iş ve faaliyetlerde şura ve iştirak halindeliği benimseyip bencillik ve cimrilikten uzaklaşmaktır. Bu yolda ancak, ferdiyetçilik ve farklı olmak tutkusundan döndürülerek hidayet edilen kamucular(Fi Sebilullah taraftarı) müminler başarı sağlayabilirler.
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder