27 Nisan 2012 Cuma

SÖZ OLA BİTİRE SAVAŞI

      
        Aslında tek dinin ama insanlarca ayrılan ve semavi din olarak nitelenen üç dinin de ortak dili, söylemi, ilk emri: Oku!

        Tevrat “Önce Söz Vardı” diyerek oku der, bir nevi sözün ve okumanın gücüne dikkat çeker… İncil, Yahuda İskeryot’u mahvedenin bir söz olduğunu vurgular daima…  Ve Kur’an rahmet elçisine ilk emrini ve sözünü iletir: Oku!

      Okumak bu coğrafyanın kelimenin tam anlamıyla asla terk etmemesi gereken bir görev… Ama işin garipliği de de bu ya; Okumanın en az olduğu, okumanın faziletinin pek de kavranamadığı yegâne yer yine Ortadoğu… Bu topraklar yani…

        Sevgi bütün semavi dinlerinin şiddetle emri… Okuduğunuzda sevgi ayetlerinin fazlalığı dikkatiniz ilk çeken konu oluyor. Ama okumadığınızda Din’in kaynağı olan topraklardan aynı zamanda Kin’in de yayıldığını göremiyorsunuz.

        Dil bir medeniyeti tümden ya ayakta tutuyor veya yıkıyor, dağılıp gitmesine sebep oluyor…

        Bu durum semavi olmayan dinlerde de aynı. Örneğin; Hintlerde tanrıların tanrısı Söz Tanrısı’dır… Her şeye kadir olan Tanrı Vak… Yani Söz…

       Söz vermek bizim toplumumuzda şeref sebebidir. Sözünde durmayana şeref yoksunu gözüyle bakılır. Erin sözü olmaz bizde deyim olarak, sözünün eri olmak vardır… Öyle ki sözünün eri olmadığınızda aranıza mesafe koyar insanlar sizinle…

      “Sen de mi Brutus?” Diyebildi  Sezar ölmeden önce… Kendisini hançerleyenlerden biri olarak çok sevdiği Brutus’ü görünce dayanamadı besbelli. İşte bu sözdür ki asırlarca Brutus’ün hainlerden olduğunu ispatlamıştır bize. Ya bu Söz olmasaydı?

       Şimdi neden bu kadar Söz’ü övdüğümü soracaksınız elbette. Düşüncemiz o ki, son zamanlarda en çok doğru Söz’e özden gelen bir söze,  savaşı kesen sözlere çok ihtiyacımız var…

En mühim ve en güçlü silahımızı neden kullanmayı düşünmüyoruz tam da bu sırada?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder