11 Mayıs 2012 Cuma

Alemlere Rahmet olan Nedir?


Biz seni  ancak, âlemler için bir rahmet olarak rasul yaptık." "ENBİYA suresi 107"


وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا مُبَشِّرًا وَنَذِيرًا

Biz seni ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak rasul yaptık. "FURKÂN suresi 56"


وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا كَافَّةً لِّلنَّاسِ بَشِيرًا وَنَذِيرًا وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

Biz seni bütün insanlara ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bunu bilmezler. "SEBE' suresi 28"  


Yani tüm insanlık alemi için rasul yapılmıştır. Alemlere rahmet oluşu sadece; müjdeleme ve uyarmadır. Bu "Son Nebi/Hatemin Nebi" olmasının gereğidir..Bu ayeti çarpıtanlar Kainatın Muhammed nebinin yüzü suyu hürmetine yaratıldığını söylemekten geri durmamışlardır..Son nebiyi'ye tapınmanın daha açık bir ifadesi olamazdı sanırız..

Rabbimiz  insanları uyarmak amacı ile geçmişte insanlığa gönderdiği elçilerini bildirmişti. ENBİYA 107 ise o açıklamalarının devamı mahiyetinde Rasûlullah'ın gönderiliş hikmetini açıklamaktadır. Rabbimiz son nebisini âlemlere bir rahmet olarak/ rahmet için için gönderdiğini beyan etmektedir.  Alemlere rahmet olan son nebi değil, Allahın onun risaleti ile ulaştırdığı vahy ayetleri yani KURAN'dır. Zira Muhammed nebinin Elçi yapılışı ile insanlık gafletten uyandırılmış, hakla bâtılı ayıran gerçek bilgi inzal edilmiş ve tüm dünya uyarılmıştır. Bu Âyetle ayrıca Rasûlullah hakkında "Bu adam aramıza fesat tohumları ekti, milleti birbirine düşürdü, aileleri parçaladı" diye düşünen, Son nebinin aktardığı mesajı,  bir bela ve felaket olarak kabul eden müşrikler de uyarılmaktadır. Onlara "Resûlullah sizin için bir bela değil, bir rahmettir" mesajı verilmektedir.

Nitekim müşriklere bazı ayetlerde şöyle denilmiştir:


(Kasas suresi 59) Rabbin, kendilerine Âyetlerimizi okuyan bir peygamberi anakente göndermedikçe, memleketleri helâk edici değildir. Zaten Biz, halkı zalim olmayan memleketleri helâk edici değiliz.


(En'âm suresi131) İşte bu; Rabbinin, halkı gafil iken ülkeleri zulüm ile helak edici olmayışıdır.


(Şûrâ suresi 7) İşte böylece Biz kentlerin anasını ve onun kıyısındaki kişileri uyarasın ve kendisinde hiç şüphe olmayan toplanma günü ile uyarasın diye sana Arapça bir Kur'ân vahyettik. Bir grup cennettedir, bir grup da cehennemdedir.


(Enfâl suresi 32–33) Bir vakit de, "Ey Allah'ım, eğer bu Senin katından gelmiş bir hak/gerçek ise, hiç durma üstümüze gökten taşlar yağdır veya bize çok acı veren bir azap ver" demişlerdi. Hâlbuki sen içlerinde iken Allah, onlara azap edecek değildi. İstiğfar ettikleri sürece de Allah onlara azap edici değildir.


Âyetteki رحمة - rahmet sözcüğünün رحمةً - rahmeten şeklinde gelişi nedeniyle Âyet teknik olarak iki şekilde anlaşılabilir:

1. Rahmeten sözcüğü "Hal" makamındadır; buna göre anlam "Biz seni de ancak âlemler için bir rahmet olarak gönderdik" şeklindedir.

2. Rahmeten sözcüğü "mef'ulun leh" makamındadır. Buna göre Âyetin anlamı, "Biz seni de ancak âlemlere rahmet için gönderdik" şeklindedir.

Rabbimiz Kullarına rahmeti kendi üzerine borç kabul etmiş ve insanları zulümden, kargaşadan, sıkıntıdan kurtarmak; mutlu ve müreffeh bir hayat yaşamaları için Elçi göndermiş, kitap indirmiştir.


(En'âm suresi 54) Ve Âyetlerimize inanan kimseler sana geldikleri zaman hemen: "Selam olsun size! Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazdı. Şüphesiz sizden her kim bilmeyerek bir kötülük işleyip de sonra arkasından tövbe eder ve düzeltirse; şüphesiz ki O [Allah], Gafûr'dur, Rahîm'dir" de!


(Leyl suresi 12) Doğruya ve güzele hidayet etmek sadece bizim üzerimizedir.


(Nahl suresi 9) Yolun doğrusu yalnızca Allah üzerinedir [Allah'a borçtur]. Onun [Yolun] eğrisi de vardır. Ve eğer O [Allah] dileseydi, size topluca hidayet ederdi. Rahmet olan elçiye kulak verenler de dünya ve ahirette Allah'ın rahmetine ve nimetlerine mazhar olmuşlardır.


(A'râf suresi 128) Mûsâ, kavmine dedi ki: "Allah'ın yardımını isteyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar. Akıbet [mutlu son] de muttakîler içindir."


(Mü'min suresi 51) Şüphesiz Biz elçilerimize ve iman etmiş kişilere şu basit yaşamda ve şahitlerin kalktığı [şahitlik edecekleri] günde [kıyamette] kesinlikle yardım ederiz.


İlgili ayetler için bakınız; (BAKARA suresi 119) (BAKARA suresi 252 )(NİSA suresi 105)(MÂİDE suresi 67)(EN'ÂM suresi 14)(EN'ÂM suresi 48)(A'RAF suresi 158)(HÛD suresi 2)(RA'D suresi 7)(NAHL suresi 89)(İSRÂ suresi 54)(KEHF suresi 110)(NEML suresi 92)(AHZÂB suresi 40)(AHZÂB suresi 45)(AHZÂB suresi 46)(AHZÂB suresi 47)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder