7 Mayıs 2012 Pazartesi

İslamın İkinci Mesajı (notlar)

İslam, [kadın-erkek] tüm insanlar arasında ırk, sosyal köken, ekonomik imkan ayrımı yapmaksızın eşitlik, özgürlük ve hoşgörüye dayalı bir bağlam kurar.

İslam, yalnızca Müslüman erkeklerin değil, tüm insanların [bu arada bitki ve hayvanların] saygınlığının gözetildiği bir atmosfer üretir. Kısaca Çevre duyarlıdır.

İslami telakkiler, açık görüşlü, özgürlükçü ve entelektüel bir düzleme taşınmadıkça, din adına konuşan kimseler, insanların inanç imkanlarını gasp etme suçuna bulaşmışlar demektir.

Modern hayatı hazırlayan bilimsel ve teknolojik gelişmeler, aynı zamanda İslami hikmeti keşfetme kapasitesinesahip bireyleri de ortaya çıkarmıştır.

Ahlakın en iyi tanımı, mutlak bireysel özgürlüğü her defasında önceleyen bir tutumun içselleştirilmesidir.

Özgürlüğünden feda ederek maddi yükseliş sağlamış kimsenin medenileştiği söylenemez.

Cemaat ya da toplum; bireyin kendine özgü niteliklerini açığa vurmasına imkan veren bir yapı teşkil etmiyorsa, bireyin gerçekleşmesi yönünde pratik ve moral teşvikler sunmuyorsa, o cemaat ya da toplum çürümüş demektir. Bir lider etrafında toplanmış isimsiz, biçimsiz gruplar, İslam’ın teklifini ıskalamış zombilerdir.

Cehaletini bir dinî pozisyon gibi benimseyen, her problemini okuyarak, öğrenerek değil “hocalara” sorarak çözmeye çalışan kimse kendinden utanmalıdır. Bu tür kimseler, bir problem yaşamadıkça dinî verilerle ilgilenmedikleri için İslam’ın mesajını asla kavrayamazlar.

İslamiyet özü itibariyle bir bilimdir. İslam’ın hukuki yönü; insanı, dünyayı, hayatı, evreni kavrayışın gelişmesine yönelik koşulları tanzim eden bir geçiş aşamasını oluşturur.

Korku, insanı kendini gerçekleştirmekten alıkoyar; bilgeliğin her aşamasıyla çelişir. İslam, bireyin korkularını yok etmeyi önceler. Hocalardan, patronlardan, liderlerden, ahretten… korkmak İslam’ın mesajına, teklifine aykırıdır. Allah’la ilişkimiz de korku üzerine inşa edilmemelidir.

Evrim teorisi İslam’a aykırı değildir. Mülk Suresi’nde “Şimdi, yüzüstü kapanarak yürüyen mi doğru gider yoksa yolda düzgün yürüyen mi?” şeklindeki ayet, evrimi destekler niteliktedir.

Merhamet, hukuktan [adaletten] üstündür.

Ceza, dinin kuralı değildir. İslam, bizi cezasız yaşamayı öğrenene kadar evrim merdiveninden çıkmaya teşvik eder.

Yoksulların ihtiyaçları zenginlerin hayırseverliğiyle giderilmesi İslam’a aykırıdır. Zenginlerin elindeki mal, mülk parada yoksulların kesin olarak hakkı vardır. Yoksullara haklarını vermeyen kimseler, İslam’la bağlarını kopartmış ve Allah’a karşı suç işlemiş olurlar. Hırsızdırlar.

Bireye baskıcı yönetimden ve hoşgörüsüz kamudan korkmayacak donanım sunulmalı ya da birey bu niteliği bizzat kazanmalıdır.

Silaha müracaatı haklı çıkarmak zordur.

Kölelik, İslam’ın asli bir ilkesi değildir.  Böylesi bir eşitlik ilkesinin, köleliğin temelini dinamitlediği açıktır.

Kapitalizm, İslam’ın asli bir ilkesi değildir. İslam’ın asli ilkesi, Allah’ın kulları arasında kolektif ve ortak mülkiyettir. Böylece her birey gereksindiği kadarını alır.

İslam asla son bulmaz. İslami ilerleyiş esas ve ebedidir.

İslam bireyci değil, toplumcu sosyal bir yapıdır.  Aynı zamanda siyasi özgürlükçülüğü gereği demokratiktir.

Maksimum ve minimum gelir arasındaki fark, bu gelir gruplarındaki kimselerin birbirleriyle evlenmeyi reddetmelerine sebep olacak düzeye asla çıkmamalıdır.

İslam, nihai bütün insanların mali, sosyal olarak eşitliğinin tatbik ve teklif etmiştir. Bu, İslam’ın mesajıdır.

Kapitalist toplum demokratik olamaz. İnsanın saygınlığı ve eşitlik ilkelerine aykırı bir yapılanma olan kapitalizm; birey olma imkanlarını tıkar. İnsanı aşağıya iter, bastırır. Düşük profilli ve mazlum kalabalık bir sınıf oluşturur. Bu sınıfa da ancak göstermelik bir “söz hakkı” ve uyuşturucu bir “taraftarlık” payesi verir.

Demokrasi, yanlış yapma hakkına dayanır. İslam da öyle.

Allah katında insanın saygınlığı o kadar kıymetlidir ki bireysel özgürlüğün üstünde bir koruyucu unsur konumlandırılmamıştır. Nebiler de insanların tercihlerini değiştirmek için herhangi bir zorlayıcı tavırdan alıkonulmuştur.

Zekat esasen maldan temizlenme uygulamasıdır.. Ev, bahçe, eşyalar ve binek haricinde bir kimsenin kendine ait hiçbir mülkü olmamasını önerir İslam. Verilmesi mümkün olan her şeyi vermeyi, paylaşılabilecek nitelikteki her şeyi paylaşmayı esas alır. Köleliğin önünü nasıl farklı bir uygulama ile kesti ise, mülkiyet ve kenzi de aynı farklı uygulama ile kesmektedir.

Haddinden fazla mülke dinip, onun da yalnızca kırkta birini vermek suretiyle yanılgı yüklü bir dinsel tatmin duygusu yaşayan kimse, İslam’ı anlamamış, Allah’ı tanımamış, Rasulü Kuranı dinlememiş demektir.

İslam, orman kanunun yerini merhamet kanunu alması için vardır. İktidarın yerini mutabakat, sömürünün yerini eşitlik, baskının yerini özgürlük, bencilliğin yerini toplumsal bilinç alması için.

İslam’ın ikinci mesajı, İslami algının bir kavrayışa dönüşmesini temin etmeye yönelik verilerdir. Bu mesaj Hz. Muhammed’in hayatında somutlaşmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder