21 Haziran 2012 Perşembe

KURANA GÖRE FATİHA



Bilindiği üzere Kuranda salâttan bahseden ayetlerin çoğul sîga ile gelişi (Yusallune-yuqimune) cemaat ve birliktelik vurgusu olduğunu, ünsiyetin olması için önce cemaat anlayışının yerleşmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bir cemaatte yukarda sayılan ritüeller bilinçlice ifa ediliyorsa o cemaatte ast-üst, zengin-fakir, zalim-mazlum çelişkisinin yer alması mümkün değildir. Allahın handi ile tesbih ettiğimiz Salat’ın içinde okuduğumuz en temel ayerlerden biri olan Fatiha’dır.

Fatih Ve Fetih

Fatihâ lugatta açtı anlamına gelen f-t-h kökünden türeme bir isimdir ve açış-açılış anlamına gelir.

Okuyucunun gönlünü ve zihnini hakikatlere açmak ve hazırlamak gibi adeta Bir kitabın önsöz mahiyetindedir.

Evrensel değerlere vurgu yapılan ilk cümlesiyle bile büyük bir değişimin sözünü eden ismiyle fetih ve devrim gibi manalara gelen bir süredir.

El-Hamdu Kur’an’da 38 yerde geçer ve her geçtiği yerde mükemmellik, programlama anlamına gelir. Övgü anlamındadır. El-Hamdü Lillahi. Mükemmelliklerin bütünü Allah için’dir. Çünkü yarattığı en güzel şekilde programlayıp, programladığında şşmaz ölçüler vardır. Öyle Allah ki, âlemlerin(bilinen her şeyin) rabbi(mürebbisi)olan Allah’a aittir. Rab aslında tek ve yalnız bırakmayan kişidir. Yaratıp çekip gitmeyen... Tevrat’ın ilahı gibi yaratıp köşesine çekilmeyen demektir. Allah’ın ilk sıfatı Rab’tir. Rab isim sıfat olarak ilk inen 30 surede Allah isminden dört katı fazla geçer. Üzerinde çok durulan bir isim sıfattır. Müşriklerin en çok uğraştığı, kabullenemedikleri Rab işte budur. Allah’ın kendisiyle problemi olmayan müşriklerin Allah’ın rab oluşunu duyduklarında aslandan kaçan yaban eşşeğine dönmelerinin sebebi ne olabilir?

Yarattığı üzerinde her türlü tasarruf sahibi olan, yarattıklarını birbirlerinin boyunduruğu ve esareti altında olmasına müsaade etmeyen, her an koruyucu her an merhamet edici her an gözetleyici olan Allah demektir

İnsanlığında bir Rabbi vardır. Kâinat Rab’siz değildir. Fakat muvahhitler ve müşrikler arasında süre giden kavga kâinatın rabbi olmaya çalışan müşriklerin muvahhitler tarafından yalanlanmasıdır.

Her diktatörde, zorba yöneticide rableşme temayülü görülür. Ona göre yaşadığı coğrafyanın bütün geliri, yönetimi, her türlü tasarruf hakkı onundur. Eleyselî mülkü Mısra?(Mısırın bütün kuvvetleri, mülkü benim değil mi? Zuhruf/51) Firavun ’un bu sözü gayet açıklayıcıdır.

Rableşme temayülü genelde yönetici pozisyonunda olan, birkaç kişide olsa birilerini idare etme yerine yönetme hevesine kapılan insanlarda öne çıkar. Birde rablaştime temayülü vardır ki Kuran; "Nebileri erbab edinmeyin", "Alimlerinizi erbab edinmeyin", "Birbirinizi erbab edinmeyin" diye uyarır. (bkn: Ali İmran 64 ve 80, Tevbe 31)

Ondan izinsiz bir yere gidilmez, ondan habersiz iş yapılmaz, onun sözleri kanundur. Belirleyici ve hüküm koyucu odur.

Bugün birkaç kişide olsa onları idare etme görevinde bulunan kişilerin önündeki en büyük imtihan “Rableşme temayülüne” karşıdır. “Tek Adam” olma durumu Kur’an’ın reddettiği bir tavırdır. Ve Fatiha’nın ilk cümlesi bu evrensel hakikati bağırır: Tek adamlara karşı durun! Eğilmeyin. Çünkü sizin bir tek rabbiniz var. O da Allah’tır…

Açan anlamına gelen ilk inen tam surenin bu cümleyle başlaması sizce bir fetih değil de nedir?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder