16 Temmuz 2012 Pazartesi

HAMR VE SEKERAT

 

Kuran, farklı ifade tarzlarına sahiptir. Bu ifade tarzında Rabbimiz, mesajlarıyla tüm insanlığı hedef alır. “”Bu kuran bize geldi, bu kitabı ben anlarım, başkası anlamaz, Bu işin kompetanı benim,  bana sorun”” diyen bir zihin yapıları ise, Allah’ın tüm insanlığa olan hitabından da bihaberdirler. Bu sözleri unutmayalım ki bozulan dinlerin din adamları söylemişler idi. Bizdeki “”ayyaş olan dinden ne anlar””, “”başı açık kadın kurandan ne anlar”” gibi kuruntular, KURAN için yani ALLAH için geçerli değildir. Allah, bir nevi tüm insanlığı kucaklayan bir anlayışa sahip olduğunu, bizlere rahmetiyle öğrettiği kuranda, gösterir.

 Başı açık bir kardeşimiz de bu dinin gereklerini yerine getirebilir, içki içende bu dinin gereklerini yerine getirebilir. Bu süreç içinde iradesi zayıf insana da rabbimiz uyarılarını sıralamaktadır.  İşin garibi kuranda, içki içene şu ceza verin, başını örtmeyeni şöyle kınayın gibi bir ifade de yoktur.

 Kuran, “”şeytan içinize düşmanlık ve kin sokmak ister bu sebeple içkiyi bıraktınız değil mi “” diye ince bir üslup kullanır.  Başörtüsü için de incitilmemeniz için örtünün diye bir tavsiyesi vardır. İnananlar, ibadet ve itaatte ki dinin amaçlarını anladıklarında, araçların şekilliği ile uğraşmazlar.

 Kuranda sergilenen içki hakkındaki inceliğe beraberce bakalım.

Kuran, “AKLI ÖRTEN” kelimesi geçen ayetlerde “H-M-R” kökü kullanılırken, diğer bazılarında S-K-R kökü kullanmaktadır. Bakın bu ayetleri çıkarıp gruplandırdığımızda nasıl bir incelik ortaya çıkacak. Yaratan, kuluna olan yaklaşımlarında ne kadar ince, ne kadar yumuşak, ne kadar sevgi dolu, ne kadar leziz olabiliyor, beraber görelim.

 Aşağıda birinci grup ayetlerde, “AKLI ÖRTEN” manasına H-M-R kökünden “hamr…” sıfatı değişik şahıs kiplerinde kullanılırken, ikinci grup ayetlerde “sarhoş olmak” fiilinin değişik zaman kiplerinde belirişini görüyoruz.

  Birinci grup Ayetler

 2:219Sana sarhoş edicilerden (hamri) ve kumardan (meysir) sorarlar: "O ikisinde büyük bir ism ve insanlar için yararlar var; ancak günahları yararlarından daha büyüktür," de. Ayrıca, sadaka olarak neyi vereceklerini senden sorarlar: "ihtiyaç fazlasını," de. ALLAH ayetlerini iste böyle açıklıyor ki düşünesiniz...

5:90İnananlar, aklı örten maddeler (hamru), kumar (meysiru), kutsal taş ve türbeler, şans oyunları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan sakının ki kurtulasınız.

5:91Şeytan, aklı örten madde (hamri), kumarla aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi ALLAH'i anmaktan, salattan alıkoymak ister. ARTİK VAZGEÇİYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
47:15Erdemlilere söz verilen cennetin örneği sudur: İçinde arı sudan ırmaklar, tadı bozulmayan sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren sarhoş (hamril) edici maddelerden oluşan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlar için orada her turlu ürün ve Rab'lerinden bir bağışlanma vardır. Bunların durumu, ateşte sürekli kalan ve bağırsaklarını yırtan kaynar bir sudan içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?

 HAMR, Şeytan işi pislik olup şeytanın yolunda gitmek olduğunu aşağıda ki ayetler söylemektedir. Aklı örtüp, Allah’ı zikretmekten alıkoyan her madde HAMR’ın içine girmektedir.

4:118Allah onu (şeytanı) lanetlemiş; o da: "Yemin ederim ki, kullarından belli bir pay edineceğim" demiştir.

12:5Yavrucuğum! dedi, rüyanı sakın kardeşlerine anlatma; sonra sana bir tuzak kurarlar! Çünkü şeytan insana apaçık bir düşmandır.

 Hac: 4 Onun (şeytan) hakkında şöyle yazılmıştır: Kim onu yoldaş edinirse bilsin ki (şeytan) kendisini saptıracak ve alevli ateşin azabına sürükleyecektir.

 İkinci grup Ayetler

 4:43İnananlar! Sarhoşken (sukara), ne dediğinizi bilinceye kadar, yolcu olanlar hariç cinsel ilişkiden sonra yıkanıncaya kadar namaza durmayın. Hasta veya yolcu iseniz yahut biriniz tuvaletten gelmişse yahut kadınlarla cinsel ilişkiye girmiş olup da su bulamamışsanız, temiz ve kuru bir toprağa dokunup yüzünüze ve ellerinize sürerek teyemmüm edin. ALLAH Affeder, Bağışlar.

15:15"Gözlerimiz sarhoş edildi (sukkirat), büyülendik," diyeceklerdi.

15:72 Ne yazık ki onlar, sarhoşlukları (sekratihim) içinde bocalıyorlardı.
16:67Ve hurma ağaçlarının meyvelerinden, üzümlerden hem sarhoşluk veren (sekerav) içkiler ve hem de güzel bir rızk elde edersiniz. Akleden bir toplum için bunda bir işaret vardır.

22:2Ona tanık olduğunuz gün, her emziren ana emzirdiğini atar, her gebe kadın yükünü bırakır. Sarhoş (sukara) olmadıkları halde insanları sarhoş (sukara) gibi göreceksin. Hâlbuki ALLAH'in cezası şiddetlidir.

50:19Sonunda olum sarhoşluğu (sekratul mevti) gerçekten gelmiştir; işte senin kendisinden kaçıp durduğun şey budur.

  Şeker, Arapçada “su-kke-r” diye söyleniyor. Kök “S-K-R”. Hepimizin bildiği gibi, şekerden alkol elde edilir ve bu alkol çeşidine şeker alkolü denir. Bütün şekerli meyvelerden alkollü içecek yapmak mümkündür. Nitekim bildiğimiz her türlü şekerli meyvenin likörü yapılabilmektedir. Özünde şeker bulunmayan her hangi bir nişasta ihtiva eden arpa, yulaf, buğday gibi bitkilerden de, önce nişasta şekere daha sonrada ya fermantasyon (mayalanma) yoluyla, ki en kolayı bu metoddur, ya da damıtma yoluyla alkole çevrilerek alkollü içecekler elde edilmektedir. Ama her iki metodda da içeceğin alkol oranını arttırabilmek amacıyla prosesin yani sürecin içerisine şeker ilave edilmektedir.

Bu noktadan hareketle, “sarhoş olmak” alkolden olduğunda veya büyülenme veya hipnoz veya şaşkınlık sarhoşluğu vukuu bulduğunda, Arapçada “S-K-R” kökünden bir kelime kullanıldığı anlaşılmakta. Eğer “sarhoşluk”, beynin bulanıklaşması, zihnin düşünemez halde, dilin ne söylediğini bilmez halde olması sonucu bir sarhoşluk ise, o zaman “H-M-R” kökünden bir kelime kullanılmakta olduğu anlaşılmaktadır.

          “Hamar” kelimesi de h-m-r kökünden gelip, örtmek manasına kullanılmaktadır. Bu hal, beynin ve zihnin örtülmesi halidir. Beyni ve zihni örten her türlü madde (kimyasal), o maddelerin getireceği bir sarhoşluk hali verecektir. Bu her türlü denen maddeler, esrar, eroin, kokain, nikotin, bir takım kimyasallar gibi bildiğimiz bağımlılık yapan maddeler sınıfının maddeleridir ki, insanin düşünme ve akıl yürütme faaliyetini dumura uğratacak her türlü şey manasına olduğu aşikârdır.

 Yukarıdaki ayetler bu farkı ortaya koyabilmek için ayrıştırıldı ve gruplandırıldı.

- Birinci gruptaki eylemler, zihni örten bir sarhoşluktan bahsederler ve bu eylemler sonucu varılan haller, SAKINILMASI gereken hallerdir,. Bu grup ayetlerin sonunda, insan yerilmektedir. Şeytana uymaya denk düşmektedir.

 - İkinci gruptaki ayetlerde alkollü içeceklerden bahsedilir ve bu ayetler, alkolden dolayı sarhoş hallerde iken nelerin yapılmaması gerektiğini bildiren ayetlerdir. Yine alkolden sarhoş iken ki hallere teşbih ile yaklaşılan ayetler silsilesi de bu gruptadır. Bu grup ayetlerin son cümlesi insani düşünmeye yönlendirmektedir. Ayrıca “S-K-R” kökünden bir kelime grubunda insanın ne diyeceğini bilene kadar, ALLAH’I ZİKRETMEK İÇİN YAPTIĞI  Salata yaklaşmasın emri de bulunmaktadır.

 Hayatın keşmekeşinde insanlar çoğu zaman Sarhoş gibi dolaşmaktadırlar. Kimisi “ALLAH’I UNUTTURAN” paranın sarhoşu, kimisi makamın sarhoşu, kimisi bir kızın sarhoşu olabilmektedir. Bu olunca da insanlar namazda boş boş ne dediğini bilmeden okudukları kelimelerin  tekrarlarını yapmaktadırlar.

 Kuranda “S-K-R” kökünden gelen kelimeler içecek anlamında kullanılmış olup LEZİZ TADI ifade etmektedir. Bu bazen içki, bazen paranın ve bazen de kadının güzel ve leziz tadı olabilmektedir. “H-M-R” kökünden gelen kelimeler  ise hem içki hem de uyuşturucu dediğimiz maddeleri içine almakta idi. 

 Yusuf Suresi 36. ve 41. ayetleri bakın nasıl yukarıdaki konuyu temelinden pekiştirmektedir ve son noktayı koymaktadır.

 12:36Onunla birlikte hapishaneye iki genç adam da girdi. Onlardan biri: "kendimi (hamra) yıllandırırken gördüm," dedi. Diğeri: "Ben de başımın üzerinde ekmek taşırken kendimi gördüm, onu kuşlar yiyordu. Bunların yorumunu bize bildir. Seni iyilerden görüyoruz."

12:41 "Hapishane arkadaşlarım, biriniz rabbine (efendisine) (hamra) sunacak, diğeriniz ise asılacak ve kuşlar onun başından yiyecek. Sorduğunuz is çözülmüştür."
  Yusuf 36. ayette “HAMRA” kelimesinin yüklemi “A-S-R”  kelimesi olup “sıkışmak, yıllanmak, asır(ASR Suresi), sıkmak” anlamlarına gelmektedir. “a-s-r” kelimesi şarabın yıllandırılması anlamlarına da gelir. Şarabın sıkılması olacak şey değildir. Çünkü üzüm sıkılır, ama şarap sıkılmaz..

Şarabın özü olan üzüm de şekerli bir meyvedir,Yusuf 36. ayette, S-K-R kökünden bir kelime kullanılması gerekirdi. Ama Rabbimiz bu ayette “hamraa” kelimesini kullanıp yüklemini ise “a-s-r” kelimesi yapmış.  H-M-R kökünden bir kelime, göze batırıla batırıla, kullanılmıştır. Zira Kuran, şeker ihtiva edip yıllanan mamüllere yani Alkol oranı artan içeceklere “hamraa” demektedir.

Bu ayete, aşağıdaki ayete bakıldığında durum anlaşılmaktadır.

16:67 Ve hurma ağaçlarının meyvelerinden, üzümlerden hem sarhoş edici (sekerav) içkiler ve hem de güzel bir rızık elde edersiniz. Akleden bir toplum için bunda bir işaret vardır.

 Üzümden sarhoş edici içecek yapıldığında, diğer bir deyişle suyunu sıkınca, buna “hamra” değil, “sekerav” denmekte. “Sekerav”  yıllanmaya bırakılınca “hamra”  ( خَمْراً) yani alkollü içecek olmaktadır.
 
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder