5 Eylül 2012 Çarşamba

Anlayana; Şaban efendi


OLANAKLI, OLANAKSIZ
 


Mümkinat ile namümkinatı çoğu insan birbirinden ayırdedemez. Kimi insanlar, bazı olabilirlikleri olanaksız kabul ederken, kimileri de bazı olanaksızları olabilir zannetmektedir. 

Olanaklı ile olanaksızı birbirinden ayırma yeteneğindeki zaaf, çoğu insan için problemler oluşturur. Bu temyiz (ayırdetme) zaafı, kişinin bazen yanlış ideolojilere saplanmasına bile neden olabilir. 

Tıptan ve biyolojiden anlamayan Şaban efendi, tıbbın birçok hastalığa çareler bulduğunu, kalp, böbrek ve göz gibi organların naklinin başarıyla yapıldığnı duyunca, gelecekte ölüme de çare bulunabileceğini sanabilmektedir. 

Uzay teknolojisindeki gelişmeleri hayranlıkla izleyen Şaban efendi, Ay'a ayak basıldıktan sonra, yakın gelecekte Güneş'e de ayak basılabileceğine inanabilmektedir. 

Robot ve bilgisayar sanayisindeki hızlı gelişmeleri hayranlıkla izleyen Şaban efendi, insan gibi düşünen, hisseden ve üreyen robotların günün birinde imal edileceğine ihtimal verebilmektedir. 

Bilim ve teknoloji açısından geri kalmış ülkelerin kişilik bakımından azgelişmiş aydınları ve yazarları genellikle birer Şaban efendidir. Bu efendiler, daha önce olanaksız sandıkları birçok şeyin gerçekleştiğini görünce hayret ve dehşet içinde kalmakta ve temyiz yeteneklerini yitirmektedirler. 

Niteliğini ve boyutlarını kavrayamadıkları bilim ve teknolojiyi, Alaaddin'in sihirli lambası zannederler. Bu sihirli lambanın yapamıyacağı hiçbir şey yoktur! 

Şaban efendileri, allame-i cihan olarak tanıyan zavallı vatandaşlar da onların entellektüel rüzgârlarına kapılarak Şabanlaşırlar. 

Vatandaşları Şabanlaşan ülkelerde, politikacıların da ellerinde Alaaddin'in sihirli lambaları bulunur. Birkaç köprü, birkaç baraj ve üç beş montaj fabrikası yaptıktan sonra 2000 yıllarında Japonya'ya ulaşmak yahut çağ atlamak; askeri darbeler kadar olağan ve televizyonda yalan söylemek kadar kolaydır! 

Şabanlaşan vatandaş, defalarca hayal kırıklığına uğramasına rağmen, temyiz yeteneğini yitirdiği için her seferinde bir başka kaval çalanın ardına takılır. Şabaniye ülkesinde hayal ile gerçek, doğru ile yalan, olanaklı ile olanaksız çağdaş uygarlık sahnesinde sarmaş dolaş dans ederler. 

Şarapla kadehi birbirine karıştıran ve şarabın kadehsiz olarak uzayda donup kaldığını zanneden sarhoşun probleminden daha zordur Şaban efendinin problemi. 


Buna rağmen 

Kimi ülkelerde hükümetleri Şabanlar kurar, Şabanlar yıkar. Televizyonlarda Şabanlar konuşur, gazete köşelerinde Şabanlar yazar. 


Bu ülkelerde olanaklı şeyler olanaksız, olanaksız şeyler olanaklıdır. Yolcunun da sarhoş hancının da sarhoş olduğu bir handa, kadehler kırılmadıkça yahut şarap tükenmedikçe ayılmak olanaksızdır! 
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder