8 Ekim 2012 Pazartesi

PUT (yapı taşları) VE İDOLLER


Putlaştırma (esnam); insan iki eli ile oluşturduğu ve özel bir nitelik atfettiği isimlendirmelerdir. Bu yapılardan şefaat (yardımcı) beklenmesi ve din adına kolaylaştırıcılık atfederek Allah'a yaklaştırdığına inanılan idollerdir.

Bu idoller, ittihaz edilirler yani genel bir kabul görürler. Çocuk ittihaz etmek, erbab ittihaz etmek, ilah ittihaz etmek, mehcur ittihaz etmek ( Enam 74, Furkan 30, Ali İmran 64,80 ve Tevbe 31. ayetlere bakınız.)

Put (vesen-evsan)- gerçekte, özde, fıtratta, doğalda olmayan bir şeyin, topluma ya da bireye ölçü olarak kabul ettirilmiş olmasıdır. Bunlar ( kanun, kurum, gelenek, töre, din, yasa, etik… vs.) her toplumsal yapıda kendini farklı biçimlerde var edebilirler.

Günümüz toplumlarının sosyolojisinin belirleyici yapı taşları (putları) başta din, otorite, sermaye ve ulus’tur.  Elbette bunların alt yapısında olan unsurlar bu dinamiklerin ortaya çıkardığı sonuçlarda belirleyici olmaktadır.

Putperestlik-  dayatılmış olan bu, “sözde değerlere” sıkı sıkıya bağlanmaktır.

Tarihsel bağlamda put, putçuluk, putperestlik algısı bugüne yanlış lanse edilmektedir.

Algı şöyle kuruluyor:

İnsanlar bir takım taşlardan ya da benzeri maddelerden şekiller yapıp onlara tapıyorlardı…Bu taptıkları şeylere put deniyordu peygamberler bu putları kırdılar, falan….

Anlayacağınız bunların tamamı kocaman bir yalan … Kelimeleri ölçülerinden kaydırmak !

Özünde tarih boyu yaşanan tevhidi mücadelelerin tamamı o dönemlerde toplumlara yaşam tarzı olarak kabul ettirilmiş olan algılara karşıdır. Bu algıları yıkmak, putları devirmek anlamı taşımaktadır. Ancak böyle bir gerçekçi okumanın yaşanan zamanın putlarının tanınmasını sağlayacağından dolayı önüne setler çekilmiş ve gerçeğin anlaşılması zorlaştırılmıştır.

Bir toplum ulusal kimliğini özel görüyor bu özelliğe sıkı sıkıya sahip çıkma gereği hissediyor bu uğurda ölmeyi, öldürmeyi meşru sayıyorsa bu algı artık putlaşmış ve bu algıyla yaşamak putperestliğin ta kendisi olmuştur. Aynı şey sermaye, din ve otoriteyi kabullenmek içinde söz konusudur.

İbrahim nebinin putları kırmasını hikâye eden ayetlerden de anlaşıldığı gibi mesele taş, toprak kırma meselesi değildi, aslında İbrahim nebinin yaptığı şey sistemin kendini tarif ve temsil eden unsurlarına saldırmak, onları ortadan kaldırmaktı. İbrahim nebinin derdi kıskanç tanrısının egosunu tatmin etmek adına rakiplerini ortadan kaldırmak değildi elbet. Onun gayesi yaşama yön veren algının temellerinin aslında doğal olmadığını ve başka bir yaşam biçiminin gerekliğini ifade etmekti ve put kıran İbrahim tanımı, zehirlenmiş zihinleri zehirden arındırmak ve toplumları doğal olan yaşama döndürme tarifiydi.

Aynı şey Muhammed nebinin Kâbe’de ki putları ortadan kaldırması içinde söz konusudur. Kâbe’de ki taşların sembole ettiği şey Mekke iktidarlarının topluma dayattığı algılardı. Bu algılar onların toplum içerisinde inşa ettikleri eşitsizliğe dayalı sömürü düzeni idi ve din algısı o toplumun yaşam biçiminin (sisteminin) adı iken o taş ve topraklar sembolleri ifade eden unsurlar idi.  

Günümüz putlarının da sembolleri var elbette bunları tanımlamak meselenin daha iyi kavranmasını sağlayacaktır

Din: Din kavramı en doğru ifadeyle bir toplumun yaşam biçiminin tarifi anlamına gelmektedir. Bu haliyle din sakıncalı bir kavram değil gerçekliğin ta kendisi olarak kendini var eder. Ancak günümüzde geleneksel algı boyutuyla, dinler insanlığı bölen ayrıştıran putlara dönüşmüştür denebilir. Çünkü bir takım genel kabullere dayanmayan iddiaları savunmayı, bu temelsiz inanışları hayatın merkezi haline getirerek savunma gerekçesi oluşturan, siyasi tefrikalar sonucunda şekillenmiş ve halende siyasi argümanların kaynağı biçimini almış, düşünmeyen bir diğerini düşman sayan sanal bir silaha dönüşmüştür. Bu gerçeği insanlığa göstermek, bu hakikatin anlaşılması için karşı mücadele göstermek put kırmak olarak tanımlanmalıdır. Geleneksel din savunusu ise günümüzün putperest kişiliğini ortaya koyan önemli unsurlardan biridir.

Geçmiş dönemlerden günümüze yansıyan semboller ise günümüzde kendini şu biçimlerde göstermektedir: Hacer'ül esvet(Kara taş), hadis uydurmaları, ağlama duvarı, kilise, havra, tespih, Yazma Kur’an, , Yazma İncil, Yazma Tevrat, cami, cem evi, haç, inek vb. bunların tamamı dinlerin totemleştirdiği semboller olarak günümüzde İbrahimlerin baltasını bekleyen putlar olarak varlıklarını sürdürmektedir.

Otorite: Devlet, halklar üzerinde oluşturulmuş otorite sopasıdır. Bu durum insan zihninde meşrulaştırılmış ve varlığının zorunlu biçimde algılanması sağlanmıştır. Otorite olmaksızın toplumsal yaşamın imkânsızlığı biçiminde bir yalan toplumlara yutturulmuştur. Bu yalanın sonucunda otoritenin varlığının sonucu olarak; beli bükülen, özgürlüğünü kaybeden milyonlarca insan bu durumu doğal sanmakta ve gönüllü itaat etmektedir. Oysa her tür otoriter kurum ya da kişilik tanrılık iddiasında bulunmaktadır. Bir “şey” in başka bir”şey” üzerinde etki, yetki, kanun, kanaat hakkını kendinde görmesi asla kabul edilebilir bir durum değildir. Bu iddianın sahibi/sahipleri put, bunu meşru görmek ise putperestliktir. Sonucu ne olursa olsun her türden otoriteye isyan insanlığın olmazsa olmazıdır.

Otorite putunun günümüz sembolleri: devletler, ordular, anayasalar, kanunlar, içerisinde hiyerarşi barındıran her tür kurum, örgüt, yapı, parti, oluşum vb. dır. Bunlara isyan etmek ve insanlığı bu yanlış algılardan uzaklaştırmak için mücadele etmek ise (insani) nebevi tavırdır.

Sermaye: Paranın hükümranlığı, insanlığın yok oluşundan başka hiçbir anlam ifade etmez. Sermayenin değer olarak kabul edildiği toplumlarda insan en değersiz varlığa dönüşmektedir. Kapitalizm günümüzün en büyük putlarından biridir. Nitekim insanın bireysel ve toplumsal varoluşunun en büyük belirleyicisi olmuştur.
Sermaye putunun sembolleri neredeyse hepimizin hayatını kuşatmış, hayatımızın olmazsa olmazı konumuna getirilmiştir. Para, bankalar, şirketler, kira, rant, faiz vb. bunlara bağımlılıkta sermaye putuna sarılmak anlamını taşıyor.

Ulus: Ulus kimliği neredeyse tüm toplumların siyasi çıkarlarına aracılık yapan, insanlığı bölen, yeryüzünde oluşan her tür zorbalık ve işgali, fetih mantığına dönüştüren barbarlıkları meşrulaştıran bir illettir. Ulusal birlik yalanı tüm zamanlarda dünya üzerinde oluşan her tür emperyal çabanın temelinin meşrulaşmasını sağlarken her tür savaşa ve düşmanlığa aracılık yapmaktadır.

Ulus putunun sembolleri günümüzde; Bayraklar, sınırlar, kan bağı, ulusal marşlar, pederşahi önderler, ulusları temsil eden her tür flama ve figürlerdir. Ulus kimliği üzerinden oluşturulan sınırların kabulü ve bu sanal ayrıştırıcı özellik üzerinden yapılan her tür tanımlamanın kabulü putperestlikle tanımlanabilir. 
Putlara ve her türden putperestliğe karşı mücadele göstermek, Tevhid dininin temel öğretisidir. Bu öğretinin temsilcileri tarih boyunca peygamberler olmuştur. Onların gösterdiği bu yolda mücadele etmek, varoluşun bütünlüğünü bölen her tür şirk unsuruna karşı mücadele göstermektir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder