14 Ocak 2013 Pazartesi

KUR'AN'I TEDEBBÜR ETMEMEK, OKUYARAK TERK ETMEK!



Tartışma konusu din olduğunda, nerede olunursa olunsun genellikle son nebiye atfesilen bir yalanla başlanılır söze. "Kale resulallah", peşinsıra salavatlar getirilir. O canımız feda olsun, sevgi vefa sözcükleri sıralanılır...
Hadisler, rivayetler, meseller uzar gider. Peki peygamber ne der acaba müslümanlara? Yaşayan Kur'an olan koskoca kitabımızda peygamber tek bir ayette bizi işin son bulduğu ahirette Allah'a şikayet eder... 

Ve şöyle der; Ey Rabbim benim halkım bu Kur'anı bir kenara attı'' Furkan 25.

 KUR'AN'I TEDEBBÜR ETMEMEK, OKUYARAK TERK ETMEK! 
Hiç bir Müslüman Kur'an'ı terketmez ve terk ettiğini söylemez. Küçüklükte başlar Kur'an'ı okumaya, elif cüz'den başlayarak, hatimler, kuran kursları, medreseler, imam hatipler, İslam enstitüleri vs. 

Kimi yıllarca, kimi ömür boyu bırakmaz elinden, okur öğrenmeye çalışır. 'Öğrenmeye çalışır'diyoruz, çünkü pek çoğu anlamaya (tedebbür) çalışmaz. Egemenler aklına Kur'an'ı okumanın sevap olduğunu, öğrenmenin sevap olduğunu sokmuştur. 

Kur'an'ı yalnız bilgi tekelini elinde bulunduran ayrıcalıklı bir azınlık bilir. Cemaat şefleri, ayrıcalıklı şeyhler ve iktidarların hizmetinde bulunan bir avuç kalabalı titrli hocalar bilir. Hurafelerle karıştırdıkları din şuruplarını, aç ruhlara damlacıkla damla damla damlatırlar. Ardından malum cemaat zenginliği, uyuşmuş müritler, artık, para vermeye, oy vermeye, hizmet etmeye, yönetilmeye hazırdır. Bütün bunları düşünmemek Kur'an'ı anlamamaya çalışmak, Kur'an' ı terketmektir.     
                                                                                                     

Anlamak yeterli mi?
Bir teknik din adamları ve teknik müslümanlar vardır. Ağlatıcı ve masalcıları saymazsak, her gün tv lerde boy gösterirler, kurula kurula, internet sitelerinde ahkam kesip dururlar, kitapları onlarca baskı yapar ve epeyde servet biriktirirler. Bu anlamak mıdır?.
Bu da Kur'an'ı ardına atmaktır. Peki anladık, şirk yok, hurafe yok, yalnız Kur'an var... Eee bu ne işe yarayacak ki? Kur'an hiç bir şey söylemiyor mu?
28 şubatın iki zıt kutubu olan KOÇ-ÜLKER ortaklığına iktidar tarafından peşkeş çekilen, kamuya ait köprü ve otoyol ihalelerine
"O Gelirler,içinizden sadece zenginler arasında dönüp dolaşan bir devlete dönüşmesin..Haşr 7."

***

Neden bir kişi dışında çıkıp bunu hiç kimse haykırmaz? 
Neden anlatmaz ?
Kur'an taşeronlaşmaya ne der?
Maden ocaklarında köle gibi yerin altında, diri diri gömülüp hayatını kaybeden işçilerin katili kimdir?

Bir avuç insan dışında, neden kimse bunun hesabını sormaz. Nerede müslümanlar? Kuzu deride işten atılan işçinin bir hakkı yok mu Kur'an'da?

Kölelere Özgürlük. Beled 13

Fabrikaları taşındığı için işten çıkarılıp, hakları elinden alınarak açlığa mahkum edilen şişe cam işçilerine Kur'an ne diyor? 

O fabrikalar ve üretilen mallar işçilerin emeğinin karşılığıdır. Emeğin karşılığı yoksuluk ve işsizlik midir? 

İnsan için ancak emeğinin karşılığı vardır. Necm 39.

Rızık için engellenmiş olarak sınır ticareti yapan 17'si çocuk 34 yoksul Kürt köylüsünün suçu nedir? 

O çocuklar hangi suçlarından dolayı diri diri gömüldü?  Tekvir 8-9.

Onların hakkını savunmak, hesabını sormak Kürtçü olmak mıdır? Zalime ve mazluma kimliği sorulmaz.

Dilleriniz ve renkleriniz Allah'ın ayetlerindendirRum 22.

Kamu gelirleri,bir avuç zenginin ve iktidar yanlılarının arasında paylaşılıyorsa, yoksullar daha yoksul oluyorsa, iktidar asgari ücret olarak 701 TL gibi komik rakamlar belirliyorsa.. Kur'an ne diyor buna? 

İhtiyaç sahiplerinin eşit olarak yararlanmaları için ,dört mevsimde rızık ve rızık kaynakları yarattık. Fussilet 10.

Mallar ve gelirler egemenler arasında dolaşıp duruyor. Zenginler zenginliklerine her geçen gün yeni zenginlikler katarken, yoksullar, yetimler, mazlumlar, daha çok fakirleşip daha çok eziliyorlar. Servet ve zenginlikleriyle şişinip halka fildişi kulelerden bakıyorlar. Mallarını paralarını İsviçre bankalarında istifleyip duruyorlar.

Biriktirdikleriniz ateştir.Biriktirdiklerinizle dağlanacaksınız.Tevbe 34-35.

Oysa ALLAH Kur'an'da yoksulları gözetmeyi, olanın olmayana vermesini emretmiştir. 

"Bakın Allah,rızık bakımından kiminizi kiminizden zengin kıldı,oysa zenginler mallarını 'arada fark kalmaz ,eşit hale geliriz'' diye yanındakilerle paylaşmıyorlar.Allahın nimetini  mi inkar ediyor bunlar? Nahl 71."


BİR KUR'AN'A BAKIN BİR DE HAYATA; NE GÖRÜYORSUNUZ?
Bütün Kur'an'ı okumak anlamak ve hayata dokundurmak gerekiyor.
Eğer ezilenin, horlananın hakkı yenenin yanında olamıyorsak, otoriteye, zulme, haksızlık ve adaletsizliğe dur demeyip, düzeltmek için mücadele etmiyorsak, Ku'ran'ı ardımıza atmışız demektir. Herkes vereceği cevabı bulsun. Eğer varsa... 

Susmak kayıtsız kalmak, zulme ortak olmaktır. Pasif iyi aktif kötünün destekçisidir. Zulme, adaletsizliğe, otoriteye hayır. 

O zulmedenler nasıl bir devrimle yıkılıp gittiklerini çok yakında görecekler. Şuara 227.

Bir Kur'an'a bakın bir de hayata... 

Bir Kur'an'a bakın birde sokağa, yoksula, bir de iktidarlara...

İyi bakın iktidara, iyi bakın...

Bir ülkeyi helak etmek istediğimiz zaman önce oranın nimet azgını yöneticilerini iş başına getiririz.Bunlar halkı  iyice yoldan çıkarırlar. Böylece kendi kuyularını kendi elleriyle kazmış olurlar.Artık orayı yerle bir ederiz... İsra 16"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder