29 Temmuz 2013 Pazartesi

NÜSÜK, MENASIK kelimeleri tahlili



Öncelikle bir Müslüman (Allah’a teslim olan)ın görevi O’nun dediklerini yapmak, O’na kul (abd) olmak yani O’na uymaktır. Müslüman, teslim olmasının (kendisi için güvenlikli alanın, Allah’ın sistemine girmenin gerekliliğini anlamasının) ardından, kulluğu (emirlere uyması) da O/ Rabbi’nden öğrenir. Kendi kafasına göre takılamaz. Nebileri (3/80), ahbar, ruhbanları ve birbirlerini (9/31) erbab edinemez.


Kulluk, zaten özünde kulun Rabbi ne derse onu yapmasıdır. Rab de kendisine teslim olanı kendi sistemi içinde eğiterek ilerletir.


Kişinin Müslüman olduktan sonra sürdürdüğü hayatı elbette değişecektir. Kendini, kişiliğini Allah’ın istediği şekilde düzeltecek, bu düzeltme içinde yine Rabbi’nin öğrettiği uygulamaları yapacaktır.


Bu uygulamaların birçoğu (salât ve ikame, sıyam/ oruç, sadaka, kurban) İbrahim’le birlikte, hatta daha önceki resul/ nebilerle bize öğretilmiştir. Bu ibadetlerin aynısı Yakup’la birlikte İsa’ya kadar devam etmiştir. Bunlara da neticede “ibadet” denir.


Bu uygulamaların dışında, diğer ümmetlerden ayırıcı olan uygulamalar (zekât, hac’da ve umre’de yapılan bazı uygulamalar ve fidye sistemleri) veya bu uygulamaların yeni versiyonları (namaz 2 vakti, hacc’ın yeni kurallarıyla uygulanışı v.b.), hatta bizim kişiliğimize ait özel uygulamalar da “nüsük” veya “mensek” adı altında karşımıza çıkmıştır.


Neticede kul için başlık ne olursa olsun uygulanma Allah’tan gelen “her görev/ ibadet” içindir.

NUN-SİN-KEF (7 defa)


Sözlükte; Kurban kesimi, ibadet, bayram yapma, hacc vazifeleri veya ibadet yerleri v.b. şekillerde ele alınmıştır.


Araştırmamız neticesinde, (Allah elbette her şeyi en iyi bilendir) şu sonuçlara ulaştık;

NÜSÜK: Bir ümmeti diğer ümmetlerden ayıran, Allah’ın gösterdiği uyulması-uygulanması gereken özel uygulamalar, ibadet şekilleri. 


NÂSİK: Özel kuralları uygulayan


MENSEK: Diğer ümmetlerden ayıran, özel kuralları olan, uygulama biçim-şekli/ şekilleri.



-Her ümmete ait farklı mensekler var.
-Her ümmet bu farklı menseğe uymalı.
-Bu farklılıklarla alakalı da tartışmaya girilmemeli. Davet merciimiz Rabbimiz olmalı.
-Salat(destekleme)ın ikamesi, sıyam (oruç), sadaka (doğrulatma), kurban ibadetlerinin bize (ümmet olarak) ait menseklerden gözükmemesi, ayrı olarak (ve bağlacı ile) zikredilişi önceden (özellikle İbrahim’den) beri uygulanmaları ile alakalıdır. Ama bu uygulamaların bazılarının yeni versiyonları yada ek kuralları da bize sonradan yüklenmiştir. Kulun görevi kendisinden istenen her şeyi yerine getirmektir.

A)NASİK (ismi fail)


22/67. Her ümmet için mensek (uyulması gereken özel uygulamalar) yaptık. Onlar(ın) onu ( o uygulamaları) nasikû (uygulayıcılar) olmaları (için). Artık bu emir/ konumlamada, seninle tartışmasınlar. Ve Rabbine davet et. Şüphesiz sen elbette doğrulanan (yola) hidayetleme  üzerindesin / yönlendiricidesin.


B) EN-NESÎKETE/ EN-NÜSÜK (Uyulması-uygulanması gereken özel uygulamalar)

 
2/196. Ve hac ve umreyi Allah için tamamlayın. Artık eğer mahsur kalır/ kısıtlanırsanız artık hedye (bu halde Kuranda geçen kelime genellikle hacda hidayet edilen gönderilen, kesilen, hediye edilen kurbanlar kastedilmiş) den kolay geleni (vardır). Ve hedye, onun (hedye’nin) mahalline/ serbest kalma yerine ulaşıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. Artık sizden kim hasta yahut başından kendisine bir rahatsızlığı oldu ise (başından tıraş olabilir). Artık fidye olarak sıyam/ oruç, sadaka veya nüsük (uyulması-uygulanması gereken özel uygulama-lar-) den (vardır). Artık emin olduğunuzda artık hacca -kadar- umreyle faydalanan kimseye artık kolayına gelen hedyeden (vardır). Artık bulamamış kimseye artık hacda üç gün oruç ve döndüğünde de yedi (gün oruç vardır). İşte tam on. İşte; ehli/ ailesi mescidi haramda hazır olmayan kimse içindir ve Allah’a sakındırtın ve bilin; şüphesiz Allah sonlandırmayı şiddetlendiren/ sıkılaştırandır.

NÜSÜK-Î


6/162. De -ki- “Salâtım (desteklemem) ve nüsükum (uyulması-uygulanması gereken -bana- özel uygulamalarım) ve hayatım ve ölümüm; Âlemlerin/ bütün yaratılmışların Rabbi Allah içindir”.


EL-MENSEK (Özel kuralları olan, uygulama biçim-şekli)


22/34. Ve kesim hayvanlarından (behimetil enam) onlara rızıklandırdığımız olanların üzerine Allah’ın ismini anmaları için her ümmete mensek (özel kuralları olan uygulama biçim-şekli) yaptık. Artık ilahınız tek İlahtır. Artık Ona islam olun. Ve Muhbitîn (iman konusunda rahat, güven sorunu olmayan lar) i müjdele. 


22/67. Her ümmet için mensek (özel kuralları olan uygulama biçim-şekli) yaptık. Onlar(ın) onu ( o uygulamaları) nasikû (uygulayıcılar) olmaları (için). Artık bu emir-iş/ durumda, seninle tartışmasınlar. Ve Rabbine davet et. Şüphesiz sen elbette doğru (yola) hidayetleme üzerindesin / yönlendiricidesin.


MENÂSİKE-KÜM (Mensekleriniz/ özel kuralları olan -size özgü- uygulama biçim-şekilleriniz)


2/200. Artık menasıkınızı (özel kuralları olan -size özgü- uygulama biçim-şekil-lerinizi) yerine getirdiğinizde babalarınızı zikrettiğiniz gibi veya daha şiddetli bir zikirle Allah’ı zikredin. Artık İnsanlardan kimisi der -ki- “Rabbimiz bize dünyada ver” onun için ahirette yaratılıştan yoktur.


MENÂSİKE-NÂ (Menseklerimiz/ özel kuralları olan -bize özgü- uygulama biçim-şekil-lerimiz)


2.128. “Rabbimiz bizi sana teslim olanlar/ sürekli güveniciler (müslimler) kıl. Ve zürriyetimizden sana teslim olan ümmet (ümmet: Aynı düşüncede, tarzda olup hareket edenler). Ve menasıkımızı (özel kuralları olan -bize özgü- uygulama biçim-şekil-lerimizi) bize göster ve üzerimize/ bize yönel (tvb). Şüphesiz sen Tevvâb (ziyadesiyle yönelensin), Rahim (acıyan, rahmet edensin)sin



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder