19 Eylül 2016 Pazartesi

TAPMAK (KURANDA İNCE AYRINTILAR)


        Günümüz dini muhayyilesinde a-b-d (عبد) kelimesi, tapınmak, ibadet etmek olarak bilinmektedir. Bu olgu Kuran’a göre yanlıştır. Bahsettiğimiz a-b-d kelimesi;Allah, Şeytan, Tağut ve Allah dışında davet edilenler ibareleri ile ayetlerde kullanılmaktadır. Bu ifadelerin Kuran içinde kullanıldığı ayetler aşağıda verilmiştir.

        Bizler, Şeytana kul oldum veya tağut’a ibadet ediyorum diyen --birkaç istisna dışında--  kimse  bulamayız. Kuran, çoğunluğun yanlış yolda olduğunu, iman edenlerin azınlıkta, şirk koşmadan iman edenlerin ise çok az olduğunu ifade etmektedir.
(bkn:Yusuf Suresi 103-106

        Bizler Ya Muhammed nebiye inzal edilen Kuran’a göre Allah’ın emir ve yasaklarına uyarız; ya da Kuranda dışlanmış olarak ifade edilen Şeytanın yaldızlı sözlerine veya haddi aşmış olarak ifade edilen Tağut’a uyarız.

Mü’min / 66 De ki: "Ben, Rabbimden bana apaçık beyan olunan ayetler (beyyine) gelince, sizin Allah'tan başka davet ettiklerinize(d-a-v) uymaktan (أَعْبُدَ) nehyolundum ve alemlerin Rabbine teslim olmakla emrolundum." 

         * Halis dine, --ne son nebiye ne de başkasına değil--  Muhammed nebiye inzal edilen kitaba göre, Din sadece ALLAH’a has kılınarak uyulmalı(عبد)…
( bkn: Zümer / 2, Zümer / 11)

         * Kimse şeytana tapıyorum demez. Şeytana telkinlerine uyulur. Ya kitaba göre dini has kılarak Allah’a uyarsın; ya da uydurulan şeytan işi Yaldızlı sözlere. 
(bkn: Meryem / 44لَا تَعْبُدِ الشَّيْطَانَ)

         * Kimse Tağut’a da tapıyorum demez. Kuran dışı uygulamalara uymak olarak ifade edilen ve  haddi aşmak manasına gelen Tağut’a uymak denir. 
(Mâide / 60وعبد الطاغوت)

         * Atalarının uydukları şeylere uymamak , Tek Allah’a uymak 
( bkn:  A’râf / 70)

         * Allah’dan başkasına uymamak(عبد), Heveslerimize tabi olmamak(تبع
(bkn: En’âm / 56)

         * Allah’ın inzal ettiğinin dışında uyulan her şeye şirk denir. Bizler Muhammed nebiye inzal edilene iman edip sevinmeliyiz.
( bkn: Ra’d / 36 : أن أعبد الله ولا أشرك به)

         Arapçada ESNAM demek iki elle oluşturulan şeyler demektir. Klasik anlayış taşdan yapılan put olarak anlasalarda Kurana göre bu yanlıştır. Kitap dışı iki eller ile oluşturulan kitaplarda “esnam” grubuna girmektedir. 
(bkn: İbrahim / 35:أن نعبد الأصنام)

Dedi ki, "Yonttuğunuz (نْحِتُ ) şeylere mi uyuyorsunuz?". 
(bkn: Sâffât / 95أَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَ )

          N-h-t kelimesi tıpkı dağlarda eller ile oluşturulan şeyler demektir. Kimse evine tapmaz. İki elleri ile oluşturduklarına önem verir.

        *  Elleri ile kitap yazanlar 
(bkn: En’âm / 91  ve Bakara / 79;الْكِتَابَ بِأَيْدِيهِمْ)
         *  Kendi elleriyle önceden yaptıkları işler
(bkn: Bakara 95; بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ  )

         *  Bu, dünyada iken kendi ellerinizle yapmış olduğunuzun karşılığıdır. (Âl-i İmrân 182: قَدَّمَتْ أَيْدِيكُمْ  )

          * Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatılıp da ona sırt çevirenden, kendi elleriyle yaptığını unutandan daha zalim kim vardır! (Kehf / 57مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ)

           * Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. (Şûrâ / 30 ve Şûrâ / 48: فَبِمَا كَسَبَتْ أَيْدِيكُمْ)

           Ayrıca bakınız: (عبد) kelimesi için ayetlere bakınız; Yâsîn / 22, Hac / 11, Meryem / 30,

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder